Dün ve bugün sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Bahçe, balkon ya da pencere, hava nereden alabileceksek oradayız milletçek bu güneşli günlerde. Biz bahçesi de balkonu da olan şanslı azınlıktayız. Ama hayat her şeyin nasıl bir anda ters yüz olabileceğini çok güzel gösterdi bize. O nedenle birkaç ay sonra bahçesi de balkonu da olmayan bir evde de yaşayabiliriz, belli olmaz. O zaman da pencereyi açarız kuşum, fark etmez. Sunulan şartların en iyisiyle nefes almayı biliriz.
Daha uzunca bir süre daha evde kalacağız belli ki. Baharı kaçırıyoruz kabullendik. Temennimiz yaza yetişebilmek. Bu süreçte farklı rutinlerimiz oluştu. Önce benimkilerden bahsedeyim. Arkadaşlarımla görüntülü konuşarak şarap içmek, Adriene with Yoga ile yoga yapmak ve podcast'ler dinleyerek yürüyüş yapmak aşağıdaki koruda. Seninkileri sıralamadan önce dileğimi ileteyim: Şartlar değişince seni mutlu edecek yeni düzenler yarat.
1.
![]() |
| Balkonda bisikletle tur atmak |
2.
![]() |
| Gökçe İlter ile resim yapmak |
3.
![]() |
| Kuğu Gölü ya da Fındıkkıran balesi izlemek |
4.
![]() |
| Şubadap Çocuk konserinde coşmak |
Not: Bunların neredeyse hepsinde bize eşlik eden bir ekran olduğu için üzgünüm ama bu dönem böyle bir dönem işte. Geçici bir zorunluluk.
















