Bebeğim,
Havalar son 1 haftada ciddi anlamda soğudu. Bir anda kış moduna geçtik hepimiz. Battaniyeler çıktı, montlar giyildi (ben önünü ilikleyemeden tabii). Bugün biraz ısınır gibi oldu. Sanırım önümüzdeki birkaç gün de ılık geçecek. Ama bu eylülün de bittiği ve artık resmi olarak sonbaharın geldiği gerçeğini değiştirmiyor. Hoş gelsin, sonbaharı severim. Melankolik bir güzelliği var, bu hoşuma gidiyor. Bu seninle üçüncü mevsimimiz olacak kızım. İlkbaharda tanıştık, koca bir yazı devirdik beraber, şimdi de sonbaharı karşılıyoruz. Kışın da kollarımda olacaksın inşallah. Bakalım ilk kar mı önce gelecek, yoksa sen mi kar tanem...
Havalar soğurken, biz de babanla yeni evimize iyiden iyiye ısındık. Küçük küçük hatıralarlarla, neşeli ya da sıkıntılı yaşanmışlıklarla bir ev, ev oluyor. İnsan sadece içinde zaman geçirerek değil, onu yaşayarak, ona emek vererek bir evi benimsiyor galiba. Gelelim bugünkü dileğime... Biraz büyüyüp bizi tanıdıkça sen de göreceksin ki baban da ben de duygusal tipleriz. Acıklı bir filmde çok kolay ağlayabiliriz ya da hayatın içinde verdiğimiz kararlarda duygularımız ön plandadır. Böyle ebevenynler denk geldi sana n'apalım! Senin nasıl bir karakterin olacağını bilemiyorum elbette. Nasıl şekillenirse şekillensin, dileğim duygularını rahatça dışa vurabilen ve bundan rahatsızlık duymayan bir insan olman. Sadece pozitif duygulardan bahsetmiyorum. Tabii ki, sevgiyi, şefkati, neşeyi, umudu, huzuru iliklerine kadar hissetmek ve hissettirmek harika. Ama aynı zamanda öfkeleneceksin, kıskançlık duyacağın zamanlar da olacak. Belki hırsına yenik düştüğün anlar da... Dileğim hiçbirini içine atmaman bebeğim. Yüzleş ve paylaş. Bir dostunla, benimle ya da bazen kendinle. Bu bile yok sayıp, derinlere itmenden iyidir. İster sözle ifade et karşındakine, istersen kendine bir mektupla dök içini, ama mutlaka sisteminden çıkar. İyi duyguları paylaştığın anda çoğaldıklarını, kötülerin ise senden çıktıktan sonra değersizleşip azaldığını göreceksin kuzucuğum. Bak mesela "özlem" de bir duygu. İyi mi kötü mü sence? Sonunda kavuşacağını biliyorsan iyi sanırım. Seni özlüyoruz güzel kızım.
Bu blog aslında sadece bir kişi için açıldı. Şu an karnımda kendi kendine oyunlar oynayan ve her geçen gün hızla büyümeye devam eden bebeğim için. Her yazı, senin için tuttuğum bir dilek içerecek bebeğim. Bir gün okuyabilmen dileğiyle...
29 Eylül 2016 Perşembe
23 Eylül 2016 Cuma
23. Kendini tanımaya çalış
Güzel kızım,
Bugün ilk kez yüzünü babanla bana bu kadar net gösterdin. Doktorumuzu değiştirmemeye karar verdik. Figen teyzenle yola devam ediyoruz.
Senin için bugünkü dileğime gelince... Çok kolay gibi görünen aslında önyargılarımızın, egolarımızın ya da komplekslerimizin arasında gittikçe zorlaşan bir şey bu. Kendini tanımak... Şeffafça kendine bakabilmek, kendini hatalarıyla benimsemek, yenilgileriyle sevmek, kendi başarılarıyla samimiyetle gururlanabilmek. Bunu umarım yapabildiğin kadar yaparsın bir tanecik tırtılım. E hadi şimdi seni kendinle başbaşa bırakayım o zaman. O babana benzeyen asık suratı öperim.
20 Eylül 2016 Salı
22. Evinin tadını çıkarmayı öğren
9 günlük bayram tatilini babanla birlikte yeni evimizde yedik kuzucuğum. Yedik derken, gerçek anlamıyla! Pek dışarı çıkmadan, mutfakta, verandada, yeni masada, üst balkonda bir şeyler yemekle geçti günler diyebilirim. Bayramın ilk günü Pendik'e gittik. Pazar günü de deden ve anneannen geldiler verandadaki çiti onarmaya, sonra o çitleri kapatacak ağaç almaya gittik. Onun dışında evdeydik diyebilirim. Ve çok eğlenceliydi pek bir şey yapmadan evin keyfini sürmek. Gelsin mangallar, gitsin patatesli gözlemeler şeklindeydik. Benim karnım da özellikle son iki haftada iyice büyüdü. Tabii onun içinde sen de... Bu "yeni ev" tatilinin sonlarına doğru baban da tekmelerinden nasibini aldı çok şükür. Sen tekme atmaya başladığında hemen babanı çağırıp elini karnıma koymasını istedim. Fakat koyduğu anda hareketlerini aniden kestin. Ben "utandı galiba senden" diyince baban, "utanma kızım" dedi ve sen ani, küçük ama keskin bir tekme attın ona. Aslında tekmeden çok çimdik diye nitelendirilebilir. Çok tatlıydı. Baban da çok belli etmese de, heyecanlı. Onu da çok seviyorum. İşle ilgili sıkıntılar kısa sürede çözülse o da daha rahat bir nefes alacak.
Dün temizlik vardı evde. Sonunda tam anlamıyla yerleştik sayılabilir. Cuma günü de yeni doktor amcanla randevumuz var. Görüşmek üzere güzel kızım benim.
Dün temizlik vardı evde. Sonunda tam anlamıyla yerleştik sayılabilir. Cuma günü de yeni doktor amcanla randevumuz var. Görüşmek üzere güzel kızım benim.
15 Eylül 2016 Perşembe
21. Rüyanda beni gör
Bebeğim, canım kızım, biriciğim...
Bugün 21. hafta da bitiyor ve bu haftanın başından itibaren içimde nasıl kıpır kıpırsın anlatamam. İlk tekmeni hissettim. İnanılmaz güzel bir duyguydu. Gerçekten, hem müthiş bir rahatlama hissi, hem çok hafif bir ürkme, hem de gıdıklanma... Her hissettiğimde yüzüme kocaman bir gülümseme yayılıyor. Resmen bağımlısı oldum içimdeki dansının. Öyle ki, ilk tekmeyi fıstık ezmeli ekmek yedikten sonra atmıştın, o yüzden haftanın neredeyse her günü fıstık ezmesi yiyip sırt üstü uzandım. Ve genelde işe yaradı. Son iki gündür ise, bir şey yiyip uzanmama gerek kalmadan, sabah uyandığımda, ya da akşam TV izlerken, babanla konuşurken karnımda seni, hareketlerini, minik tekmelerini hissediyorum. O kadar tatlısın ki daha şimdiden... Henüz babana gösteremedim maalesef ama o günler de kapımızda çok şükür.
Bu haftayı özel kılan bir başka güzellik de seni ilk kez rüyamda görmüş olmamdı. Tabii ki belirgin bir şekilde yüzünü hatırlamıyorum ama sendin işte. Acaba sen de beni görüyor musun? Bebeklerin rüya görüp görmediği hakkında bir araştırma ve kanıt yoksa şayet, istediğime inanmakta özgürüm öyle değil mi? Üstelik doğumu da gördüm. Normal doğum yapıyordum. Bu da yavaş yavaş ciddi anlamda düşünmeye başladığım bir konu. Normal doğumun ikimiz için de daha sağlıklı olduğunu biliyorum. Ama doktoruma güvenmekten başka yapacak bir şeyim yok. Yapamayacağımı söylerse, sezaryen de olurum sakıncası yok. Sonuç, iki şekilde de sana çıkıyor, yol önemli değil. Bu arada, doktorumuzu değiştirmeye karar verdim bebeğim. Detaylı ultrasonumu yapan Cem Batukan'la yola devam edeceğiz. Hem, yeni evimize daha yakın, hem de birçok açıdan iyi bir elektrik aldığım, güven veren bir hoca. Umarım seni dünyaya ve kucağıma o getirir.
Bugün 21. hafta da bitiyor ve bu haftanın başından itibaren içimde nasıl kıpır kıpırsın anlatamam. İlk tekmeni hissettim. İnanılmaz güzel bir duyguydu. Gerçekten, hem müthiş bir rahatlama hissi, hem çok hafif bir ürkme, hem de gıdıklanma... Her hissettiğimde yüzüme kocaman bir gülümseme yayılıyor. Resmen bağımlısı oldum içimdeki dansının. Öyle ki, ilk tekmeyi fıstık ezmeli ekmek yedikten sonra atmıştın, o yüzden haftanın neredeyse her günü fıstık ezmesi yiyip sırt üstü uzandım. Ve genelde işe yaradı. Son iki gündür ise, bir şey yiyip uzanmama gerek kalmadan, sabah uyandığımda, ya da akşam TV izlerken, babanla konuşurken karnımda seni, hareketlerini, minik tekmelerini hissediyorum. O kadar tatlısın ki daha şimdiden... Henüz babana gösteremedim maalesef ama o günler de kapımızda çok şükür.
Bu haftayı özel kılan bir başka güzellik de seni ilk kez rüyamda görmüş olmamdı. Tabii ki belirgin bir şekilde yüzünü hatırlamıyorum ama sendin işte. Acaba sen de beni görüyor musun? Bebeklerin rüya görüp görmediği hakkında bir araştırma ve kanıt yoksa şayet, istediğime inanmakta özgürüm öyle değil mi? Üstelik doğumu da gördüm. Normal doğum yapıyordum. Bu da yavaş yavaş ciddi anlamda düşünmeye başladığım bir konu. Normal doğumun ikimiz için de daha sağlıklı olduğunu biliyorum. Ama doktoruma güvenmekten başka yapacak bir şeyim yok. Yapamayacağımı söylerse, sezaryen de olurum sakıncası yok. Sonuç, iki şekilde de sana çıkıyor, yol önemli değil. Bu arada, doktorumuzu değiştirmeye karar verdim bebeğim. Detaylı ultrasonumu yapan Cem Batukan'la yola devam edeceğiz. Hem, yeni evimize daha yakın, hem de birçok açıdan iyi bir elektrik aldığım, güven veren bir hoca. Umarım seni dünyaya ve kucağıma o getirir.
7 Eylül 2016 Çarşamba
20. Yaz sonu soğuk su içme
Güzel kızım,
Sonunda taşındık işte. Ve tam da o gün annen hastalandı! Buraya ilk sabah babanın beni çektiği fotoğrafı koyuyorum. O sırada boğazım çok ağrıyordu. Şimdi de nezle, halsizlik, kırgınlık şeklinde devam ediyor. Toparlamam gereken çok şey varken, mecburen yatıyorum. Beni o Anthill'deki Carrefour'dan içtiğim son soğuk su mahvetti. Sana "terli terli soğuk su içme" demiyorum bak, sonbahar başladı mı soğuk su içme yeter. Yoksa o tatlı, minik boğazların şişer ve ben çok üzülürüm. Şimdi bile hasta olduğum için iştahım biraz kesildi diye canım sıkkın. İnşallah seni fazla etkilemiyordur bu durum ve umarım ilaçsız atlatmayı başarırım.
Evimiz, hala bir çok eksiği olmasına rağmen çok güzel oldu. Seninle burada yaşayacağımız her anı iple çekiyorum. Taşındığımız gün, deden, anneannen, teyzen, Esra teyzen, babannen ve halan da buradaydı ve sağ olsunlar bize çok yardım ettiler. Yarın da yine anneannen, teyzen ve benim teyzem gelecekler. Zink'le yani teyzemle taşınmanı da çok istiyorum meleğim. O benim için de Filiz için de anne yarısından bile öte, nev-i şahsına münhasır bir insan, özel bir kişiliktir. Canım Ziynet teyzem.
Öpüyorum pembe yanaklarından.
Sonunda taşındık işte. Ve tam da o gün annen hastalandı! Buraya ilk sabah babanın beni çektiği fotoğrafı koyuyorum. O sırada boğazım çok ağrıyordu. Şimdi de nezle, halsizlik, kırgınlık şeklinde devam ediyor. Toparlamam gereken çok şey varken, mecburen yatıyorum. Beni o Anthill'deki Carrefour'dan içtiğim son soğuk su mahvetti. Sana "terli terli soğuk su içme" demiyorum bak, sonbahar başladı mı soğuk su içme yeter. Yoksa o tatlı, minik boğazların şişer ve ben çok üzülürüm. Şimdi bile hasta olduğum için iştahım biraz kesildi diye canım sıkkın. İnşallah seni fazla etkilemiyordur bu durum ve umarım ilaçsız atlatmayı başarırım.
Evimiz, hala bir çok eksiği olmasına rağmen çok güzel oldu. Seninle burada yaşayacağımız her anı iple çekiyorum. Taşındığımız gün, deden, anneannen, teyzen, Esra teyzen, babannen ve halan da buradaydı ve sağ olsunlar bize çok yardım ettiler. Yarın da yine anneannen, teyzen ve benim teyzem gelecekler. Zink'le yani teyzemle taşınmanı da çok istiyorum meleğim. O benim için de Filiz için de anne yarısından bile öte, nev-i şahsına münhasır bir insan, özel bir kişiliktir. Canım Ziynet teyzem.
Öpüyorum pembe yanaklarından.
3 Eylül 2016 Cumartesi
19. İçini ferah tut
Kızım, bir tanem... Yine bir haftayı geçti sana yazamayalı. Bu haftam detaylı ultrasona dair kaygılar ve ev tadilatıyla ilgili streslerle doluydu. Sana kavuşmak için saatleri saydım desem yeridir. Endişe ve tedirginlikler hamilelik sürecinin olmazsa olmazı bunu anladım. Sadece hamilelik değil galiba, bir bebek rahmine düştüğü andan itibaren bir anne için kaygılar başlıyor ve çocuk kaç yaşına gelirse gelsin son bulmuyor. Anneliğin hamurunda olsa gerek bu. Kontrolden önceki gece tam bir parça da olsa huzur bulmuş, kendimi "Allah'a emanet" diyerek telkin etmiştim ki gecenin bir vakti baban bu konuda gerginliğini benimle paylaştı. Oysa o zamana kadar hiçbir şey dememişti bu konuda. Neyse ki endişelerimiz boşunaymış. Sen iyiymişsin çok şükür. Bugünkü dileğim, gerçekleştirmesi biraz zor dileklerden. Çünkü kaygılardan kaçış yok bu hayatta. Yine de içini bir parça da olsa ferah tutmak, seni rahatlatacak ve sana iyimserlik aşılayacak. Allah'a emanetsin kızım.
Yarın taşınıyoruz. Bin tane aksilik çıkmasına rağmen moralimi bozmamaya çalışıyorum. Hep kendime, doktor kontrolünü iyi bir şekilde atlatırsam taşınmayla ilgili hiçbir sorunu kafama takmayacağımı söyleyip durmuştum. Sonuçta bunlar basit sorunlar ve her şeyin bir çözümü var. Sen yanımızda ol yeter. Seni seviyoruz.
Yarın taşınıyoruz. Bin tane aksilik çıkmasına rağmen moralimi bozmamaya çalışıyorum. Hep kendime, doktor kontrolünü iyi bir şekilde atlatırsam taşınmayla ilgili hiçbir sorunu kafama takmayacağımı söyleyip durmuştum. Sonuçta bunlar basit sorunlar ve her şeyin bir çözümü var. Sen yanımızda ol yeter. Seni seviyoruz.
![]() |
| Yolun yarısındayız tatlım! |
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


