24 Ekim 2020 Cumartesi

187. Bacağındaki yara geçsin

Miniciğim, 

Bacağının iç kısmında 2 ay kadar önce elips şeklinde bir yara çıktı. 2 doktor, 2 ayrı teşhis (egzama-mantar) ve 2 farklı merhemle ilerledik ancak bir sonuç alamıyoruz. Tam geçer gibi oluyor yeniden alevleniyor, alerjik bir şey mi bilemiyorum ancak çok canım sıkılıyor bu duruma. Gerçi doktor önemli bir şey olmadığını belirtti ve verdiği merhemi iki hafta daha kullanman gerekiyor tedavi için ama çok kaşınıyor ve seni rahatsız ediyor diye üzülüyorum. Umarım yakın zamanda geçer, kurtuluruz.


Şu zamana kadar maske takmama konusunda
kesin kararlıydın, biz de ısrar etmedik takman konusunda
ama bir anda fikir değiştirip hevesle takmaya başladın
nedense. Neyse isabet oldu bu dönemde.


Bu tıbbi dileğin ardından yine tıbbi ama daha ciddi meselelere gelelim. Covid'de çok ciddi bir artış söz konusu. Henüz havalar bile soğumadı ama vaka sayıları katlanıyor. Her gün yakın çevrede birilerinin hastalandığını duyuyorum. Hatta dün Efsane'nin de pozitif çıkmasıyla Pendik'te herkese (bizimkilere) test yapıldı. Umarım kimseye bulaşmamıştır. Ama bu illet sanki birgün hepimizin yakasına yapışacak gibi gelmeye başladı. Ne yapacağız bilmiyorum. Keşke aniden bir mucize olsa aşı çıksa ve dünyaca kurtulsak bu kabustan. Keşke siz, yani tüm çocuklar fiziksel ya da psikolojik olarak yaralanmadan bitse bu iş. Keşke...





16 Ekim 2020 Cuma

186. Kuaförden mutlu ayrıl

Kısa ama öz bir dilek: Kuaförden her çıkışında kendini mutlu hisset ve kararından pişman olma. Çünkü kesim ya da boya ve hatta fön, asla sadece bir saç değişikliği değildir kadın için. Hayat oyununda önemli bir taşın hareketidir ve bunun sonucu her şeye sirayet eder. O memnuniyet, kendine güveni getirir, kendine güven başarıya götürür, mutluluk kadının saçının telinden sevdiklerine yansır ve sadece o değil, hayat da güzelleşir.

Ben bunları niye yazdım? Çünkü beraberce kuaföre gidip saçlarımızı ciddi boyutta kestirdik. Daha doğrusu seninkini ben bahçede kestim, izin vermediğin için kuaföre. Senin ilk lülelerin gitti, bana farklı bir hava geldi. Ve iyi ki...






8 Ekim 2020 Perşembe

185. Hayırlısıysa bir kardeşin olsun

Ekim geldi tatlım, biz de İstanbul'a geri döndük. Ev bulamadık, gerçi var üç tane aklımızda ama karar veremedik. Kasımdaki ikinci gidişe kadar beklemedeyiz. Doğru evle o zaman karşılaşacağımızı umuyorum. Bodrum, koşuşturmalı ve eğlenceli geçti. Kah ev baktık, kah denize girdik. Uzun saatler araba kullandım, kaldığımız evlerde günlük işler derken tatil sayılamayacak bir seyahatti. Dönüşte ise İstanbul'daki evimizi satın aldık. İçine ilk girdiğimiz andan itibaren iyi hissettiren bir evdi zaten. Bomonti'de, senin ilk karnıma düştüğün muhitte. Karna düşmek deyince... Bu ara ikinci bebek fikrini düşünmeye başladım. Bir kardeşin olması fikri kulağa ne hoş geliyor. Tabii ki zorlukları var, dezavantajları var şu çekirdek ailemizdeki herkes için. Ama güzellikleri biliyorum ki ağır basıyor. Ya şimdi ya hiç diyeceğim bir noktadayım, yarın bunun için bir adım atacağım. Hayırlıysa olsun derim, dilerim.