Bir taneciğim...
Biz seninle 8 Aralık'ta İstanbul'a gittik, 11 Aralık günü ise nineyi kaybettik. Sanki onu uğurlamaya gitmişiz gibi oldu. Son bir yılda çok çekti anneannem. Görme ve işitme duyusunu yitirdi, bacaklarından sonra... Ama aklı hep yerindeydi son ana kadar. Öyle iyi ve güçlü bir kadın tanımadım ben. Beni büyüten kadın, göç eden kadın, eli hamur, yük ve çiçek yutan kadın. Torununun çocuğunu gören, evlat acısını bilen, torun acısı gizlenen kadın. İsminin nedeni, kalbimin biriciği, seni çok seven ninen, canım anneannem huzurla uyu. Sen de onu hep hatırla kızım.
Not: Sana açıkça söyledim ninenin ölümünü. Gözlerin doldu. "Tamamen mi?" dedin. "Ama bu çok kötü bir şey çünkü onu çok seviyordum. Hayatımda ilk kez bir insan öldü" dedin. Yaşlı olduğunu, çok uzun ve güzel bir hayatı olduğunu söyleyince de kendinin ve babanla benim de daha uzun yaşayacağımızı sorguladın. Ah bebeğim, umarım. Allah sıralı ölüm versin. Şu an onunla özdeşleşmiş yüzüğü parmağımda, sen büyüyünce sana vereceğim.
Geçen ay seni gördüğümüz son günden...









