15 Ekim 2026 Perşembe

260. Dünya Dans Şampiyonası'ndan mutlu dönelim

Çiçeğim...

Çok şükür vizemiz çıktı ve hep birlikte Londra'ya gidebildik. Hayaller gerçek oldu yani. Daha nicelerine diyelim. Bu geziyi sen de İnci de unutmayacaksınız. Deden her sene böyle ailece bir yurt dışı programı yapmaya niyetli. İnşallah daha uzun yıllar bunu gerçekleştirebiliriz.


Harry Potter düşleri gerçek oldu.

                                               


Kings Cross istasyonu Platform 9 3/4'te siz.
 

15 dakika sıra beklemeye değen fotoğraf.



Warner Bros Stüdyolarında siz.

Londra metrosu.




İnci'nin Hyde Park'taki 5 yaş doğum günü.
Gülo ve Yaso ile peluş partisi.


,
Bihterlerle buluşmak harikaydı.









                                            




Londra dönüşü senin için 4. sınıf başladı. Bu yıl ilkokuldan mezun olacağına inanamıyorum. Koca kız oldun bebeğim. Hatta dün bu blogun çıktısını aldığım ciltleri okumaya başladın. Öyle heyecanla teşekkür ettin ki bana hayatını yazdığım için, kalbim eridi. İyi ki bebeğim, iyi ki yazmışım ve yazmaya devam ediyorum.


Üç hafta sonra Dünya Dans Şampiyonası için İstanbul'a gidiyoruz, sonra da zaten ara tatil başlayacak yani yaklaşık iki hafta oradayız. Bugünkü dileğim şampiyonadan mutlu dönmek. Derece şart değil ama olsa tadından yenmez!





















4 Eylül 2026 Cuma

259. İngiltere vizemiz çıksın

Kuzucuğum...

Halan yoğun bakıma girmeden hemen önce planladığımız bir aile seyahati vardı Londra'ya. Bu son bir aylık süreç öngöremediğimiz şekilde gelişti ve halan her geçen gün daha kötüye gitti. Ancak biz de vize için başvurmuş bulunmuştuk ve işlemleri yaptık. Babanla beraber gidip parmak izimizi verdik, fotoğraflar çekildi. Ancak bir haftalık bekleme süreci sonunda maalesef deden, anneannen, teyzen, Cem ve İnci'ye çıkmasına rağmen bizim vizemiz onaylanmadı. Bu haberi alır almaz bir vize danışmanından hizmet alarak ikinci kez başvurduk geçen hafta. Halanın durumu belli olmadığı için baban zaten gitmek istemiyordu. Sadece senin ve benim vizemiz için beklemedeyiz şu an. Bugün tam bir hafta oldu. Cevap gelebilir. Çok heyecanlıyım ve korkuyorum ama ümitliyim de bir yandan. Çıkmazsa yaşayacağın hayal kırıklığı ve üzüntü az olmayacak çünkü hayatındaki en önemli şeylerden biri Harry Potter şu an. Orada teyzenlerle çok güzel planlarımız olacak, unutulmaz bir gezi olacak. İnşallah, inşallah diyorum çıkar ve gidebiliriz beraberce. Zor günler yaşadık, kötü haberler aldık. Bu biraz şifa olur.





2 Eylül 2026 Çarşamba

258. Hayatını yaşa

Canım... Maalesef 26 Ağustos 2026 Çarşamba günü halanı kaybettik. Baban İstanbul'da, biz Bodrum'daydık. Sana söylemekte çok zorlandım ama daha fazla gizlemek istemedim. Gözlerin dolu dolu "en azından artık acı çekmeyecek" dedin bana, sarıldık. Ertesi sabah uçakla İstanbul'a gittik. Teyzenler ve annenannenler Ören'deydi, onlar da döndüler. Cenaze sırasında sen ve İnci anneannenizle kaldınız. Şimdi o günün üstünden bir hafta geçti. Biz seninle Bodrum'a döndük, baban ise bazı yasal işlemleri tamamlamak için İstanbul'da kaldı. Sen şu an iyisin, fazlasıyla olgun karşıladığını bile düşünüyorum bu durumu. Ara sıra seninle konuşmak, içine atmanı engellemek istiyorum. Halanla çok iyi bir ilişkiniz vardı ama son bir senedir hem daha az görüşmüştünüz hem de yedi aydır hastalığı nedeniyle biraz kopmuştunuz. Belki bununla ilgili olabilir, bilemiyorum ama onun senin için yerinin daima özel olacağına eminim.

Atiye, uzun sayılmayacak ömründe farklı sağlık sorunlarıyla uğraştı. Kolu, gözleri ve son hastalığı... Hayatı boyunca annesi ve babasıyla yaşadı, onlara baktı, evin düzenini sağladı, onların hastane randevularını ayarladı, getirdi, götürdü, mutfak alışverişi de ondaydı, yemek de... Her yaz Ayvalık'taki yazlığa götürdü onları. Biz de senede birkaç günümüzü orada geçirirdik. 5 gün sadece... O 360 gün onlarlaydı. Kendini ailesine adadı. Hiç evlenmedi, çocuğu da olmadı. Babana çok düşkün olduğunu hep hissederdim, aralarında farklı bir bağ vardı. Sen zaten onun biriciği, gözbebeğiydin. Beni de sevdiğini biliyordum ama daha sonra bunu günlüğüne yazdığı satırlarda da okudum. Kozyatağı ve Beşiktaş'taki evde onun eşyalarını babanla beraber topladık, ayıkladık. Bu, hayatımda yaptığım en zor işlerden biriydi. Fiziksel ve ruhsal olarak öyle yorucuydu ki... Kendim ve senin için bazı eşyaları hatıra olarak aldım. Orada gördüklerim yaşanmamış bir hayattı Mila. Açılmamış parfümler, kullanılmamış kremler, başka bir zamana saklanmış güzellikler... Senin için dileğim hiçbir şeyi ertelememen, hayatını yaşaman olacak. Ben halanın iflah olmaz iyimserliğimi attım cebime. Senin de onu hiç unutmayacağını, hep sevgiyle anacağını biliyorum kızım.





17 Ağustos 2026 Pazartesi

257. Hayatın iniş çıkışlarını kabul et

Meleğim, 3 ay olmuş yazmayalı. Bu arada hayat dalgalı bir deniz gibi yükselip alçaldı, bizi de beraberinde sürükledi. Öncelikle Mayıs ayında düzenlenen Türkiye Dans Şampiyonası'nda sen ve takımın müthiş bir başarı kazandınız. Büyük Takım Modern Dans ve Show Dans kategorilerinde Türkiye şampiyonu oldunuz. Sonuçlar açıklanırken zıp zıp zıplamanı, birincilik madalyası boynuna takılırken yüzündeki coşkuyu hiç unutmayacağım. Kasım'da Dünya Dans Şampiyonası bu yıl Türkiye, İstanbul hatta İstanbul'da düzenlenecek. Orada olma şansı kazanmanız bile müthiş bir şey. Seninle gurur duyuyorum.


 






,





Yarışma sonrası eve ve yaklaşık 6 aydır devam eden yaşam rutinimize, -babanın İstanbul-Bodrum arasında gidip gelmesi- döndük. Biliyorsun halanın hastalığı nedeniyle bir süredir bu şekilde yaşıyoruz. Zaman zaman zorlayıcı olsa da bu alışmamız gereken bir durum oldu. Okullar kapanınca İstanbul'a halanı ziyarere, sonrasında da Ören'e gittik. Orada inanılmaz bir plan yaptık. Deden hepimize bir Londra seyahati hediye etmeyi önerdi. Geçen seneki Balkanlar turu gibi bu Eylül'de de Londra'yı ailece keşfetme sürprizi. Teyzenle bunun için para biriktiriyorduk zaten ama bu şekilde hem daha eğlenceli olacak hem de daha kısa zamanda gerçekleşecekti. Hemen uçak biletleri alındı, ev tutuldu ve vizeler için başvuruldu. Teyzenlerin vizesi çıktı, büyük ihtimalle bizimkiler de bu hafta sonuçlanacak ve Allah izin verirse 18-22 Eylül arası, İnci'nin de doğum gününe denk gelecek şekilde orada olacağız. 

Bu arada halanın hastalığı ilerledi maalesef. iki ameliyat geçirdi ve şu an yoğun bakımda. Süreç nasıl ilerler bilmiyorum. Hepimiz için hayırlısını diliyorum. Ve sana hayatın iniş çıkışlarına uyum sağlama yeteneği... Seni seviyorum.






20 Mayıs 2026 Çarşamba

256. Gittiğin konser sayısı çok olsun

Can kuşum...

Dün değil evvelsi gün teyzen ve İnci ile Manifest konserine gittik. Bu, sizin hayatınızdaki ilk konseriniz. Bizim de sizinle ilk konserimiz. Hazırlığı da konser kadar eğlenceliydi. Bunu birlikte yaşamak unutulmaz bir deneyimdi. Daha nice konserlere meleğim...






Bu arada konser bahanesiyle İstanbul'a erken geldik. Buradan Ören'e geçeceğiz hep beraber.



12 Nisan 2026 Pazar

255. Kaybettiğini sanmışken bul

Selam meleğim, genel bir başlık ve dilek oldu biraz ama böyle özetlemek geldi içimden. Belki bugün yaşadığımız komik olay nedeniyle... Yanımıza sulu boya ve minyatür tuvaller alıp sahile gittik bugün. Tavşan Adası'nın karşısına bir piknik örtüsü serip kurulduk. Bitez Dondurmacı'sından da dondurma aldık.







Tam resimleri bitirmiş fotoğraf çekiyordum ki ani bir rüzgar çıktı ve benim minik tuvalimi denize uçurdu.


İnanamadık tabii kahkahalara boğulduk bu duruma ama üzüldüm de aynı zamanda gitti resim diye. Sen ise "Anne kıyıya doğru gidiyor, alıcaz onu göreceksin." diye teselli ettin beni ve gerçekten de öyle oldu. Resmin boyaları bile olduğu gibi duruyordu. İnsan bir şeyi kaybettiğini sandığında, içindeki huzursuzluk canını sıkıyor. Ama ona yeniden kavuşmak onu daha da özel kılıyor. Böyle anlardan yaşaman dileğiyle.








29 Mart 2026 Pazar

254. Dans ederken hep mutlu ol

Selam kuzum, bir takvime bağlı kalmak bana göre değil, anladım. O nedenle yine canım ne zaman isterse o zaman yazmaya döndüm. Gerçi bugün de pazar. Şu an Sunu'da senin dans workshop'unun bitmesini beklerken yazıyorum. Biz Bodrum'a döndük seninle, baban ise halanla ilgilenmek için İstanbul'da kaldı. Belki haftaya birkaç günlüğüne yanımıza gelip yeniden gidecek.

Bu yıl dans programın oldukça yoğun. Haftada üç gün, 9 saat buradayız. Bu sene ilk kez yarışmalara katılacaksın. Birkaç kareografi çalıştınız tüm yıl boyunca. Farklı yerlerde gösterileriniz olacak. Sen dansı çok seviyorsun. Önce Black Pink, sonrasında Manifest sevdanla bu sevgin daha da arttı ve hayatının ayrılmaz bir parçası haline geldi. Ben bundan çok mutluyum. Bir hobiyi hem severek hem de başarılı bir şekilde yapabilmek harika bir şey. Üstelik dans, içinde hem spor hem sanat olan benzersiz bir dal. Seni mutlu ettiği ve istediğin sürece seni evden buraya taşımaya razıyım. Ben de beklerken yazıyorum, çiziyorum, bir şeyler izliyorum. Halimden memnunum yani. Öpüyorum minik burnundan.




17 Mart 2026 Salı

253. Ayşe Anne gibi bir kayınvaliden olsun

Canım kızım...

İkinci haftadan kendime verdiğim sözü unutup geçen pazar yazmadım. Ama son bir hafta öyle koşturmalı, o kadar iniş çıkışlı, duygusal yoğunluğu öyle yüksek bir haftaydı ki... Pazar günü ise bir dakika bile bilgisayar başında geçirecek zamanım yoktu diyebilirim. 





Öncelikle ayağımızın tozuyla teyzenin Omorika isimli sergisine gittik. Anneannenlerin 1966'da Yugoslavya'dan Türkiye'ye göçü ile göç eden bir Balkan ladini olan Omorika'nın birbirine teğellenmesiyle oluşan hikayesi, ilk kez resim dışında farklı disiplinler sunan teyzenin heyecanı, kuratör ve galerinin özeni muhteşemdi. Duygusal anlar yaşadığım oldu. Özellikle anneannemin yaptığı dantelleri teyzenin ağaç formunda yeniden yaratmasını görmek tarif edilemez bir duygu.



Sonra gerçek hayata döndük. Babaannen, halan ve babanı Beşiktaş'taki evden Kozyatağı'ndaki eve taşıdık. Pazar akşamı da baban ve halan tedavi başlangıcı için hastaneye yerleştiler. Ben de iki gece babanenle Kozyatağı'nda kaldım yalnız kalmasın diye. Şimdi eve döndüm, bir duş aldım ve yazma fırsatı buluyorum. Zor süreçler hepimiz için ama en çok Atiye için. Baban da çok yoruluyor, ona da üzülüyorum. Belki yarın ben kalırım halanla, eğer nezlem geçerse.

Gelelim bu dileğin konusuna, daha doğrusu nev-i şahsına münhasır kişisine... Ayşe Anne, Cem'in annesi, teyzenin kayınvalidesi yani. Ben genelde insanların isimlerinin önüne ya da arkasına, akrabalık lakaplarını kolay yapıştıran bir insan değilim. Kolay kolay Ayşe Teyze demem mesela arkadaşımın annesine. Ama Ayşe Anne'de öyle olmadı, üstelik "anne" gibi duygusal yükü en ağır ve kıymetli sıfatı pat diye, kendiliğinden öyle doğallıkla yapıştırdım ki Ayşe'nin peşine... Elbette teyzen de ona öyle sesleniyor. Zaten benim de onun gibi seslenme ihtiyacımın sebebi bu. Ama tek neden bu değil, kendisi gerçekten bir dream kayınvalide! Çok özel, şefkatli, incelikli, düşünceli ve aynı zamanda çok eğlenceli, nüktedan, kafa dengi, açık fikirli, yaratıcı bir kişilik. Rakı sofrasında muhabbet etmişliğimiz de var, beraber okuduğumuz kitabın filminin kritiğini (Hamnet) birer kadeh -yoksa iki mi?- şarapla yapmışlığımız da... Onu çok seviyorum, fikirlerini çok önemsiyorum, çevresine yaydığı enerjiye bayılıyorum. Teyzeni ve İnci'yi çok şanslı buluyorum bu nedenle. Ama biz de onlar kadar şanslı sayılırız Ayşe Anne'nin habitatında olduğumuz için. Umarım senin kayınvaliden de sana bu şekilde hissettirir. Öpüyorum.


Not: Kendisi ayrıca dünya üzerinde bu blogu baştan sona okuyan ilk kişidir. Ben bile o şekilde okumadım, öyle söyleyeyim. Bu da kendisinin nasıl bir insan olduğu hakkında ipucu verebilir sana.


 




8 Mart 2026 Pazar

252. Gönül mevzularını gizleme

Bebeğim, bugün felsefe vardı. O bitti, şimdi Derya ve sen tablette oyun oynuyorsunuz. Birazdan çıkıcaz, Derya'yı eve bırakıcaz. Biz de Midtown'a uğrayıp eve dönücez ve yarın İstanbul'a gidicez.


An itibariyle siz.

Baban hala orada. Sanırım dönüşümüzde de bizimle olamayacak, halanla ilgilenmesi gerekiyor. Kozyatağı'ndaki eve yerleşilecek. Ayrıca 10 Mart'ta teyzenin sergi açılışı var. O nedenle de ara tatil başlamadan dört gün önce gidiyoruz. Geçen haftaya damgasını vuran olay, sınıfta senden hoşlanan bir çocuğun olduğunu öğrenmemdi. Bu tarihte bir ilk. İsmi Mert, sınıfın en haşarı çocuklarından. Ben bu haberi direkt senden öğrenmedim ama sonra sana sorunca biraz sıkıntılı bir şekilde kabul ettin. Belki utandın, belki kızacağımı düşündün. Ama sonra ben bu konuda kendi ilkokul deneyimlerimi anlatınca döküldün! Senin için sadece bir arkadaşmış gerçi! benim bu konuda annemle paylaşımlarım yok denecek kadar az olduğu için, çok içten bir şekilde dileyebilirim ki: lütfen benimle -olabildiğince- duygusal hayatını paylaş. Öpüyorum burnundan.

Not: Seneler önce Derya ile evleneceğinizi beyan etmiştin zaten!




1 Mart 2026 Pazar

251. Halanla sohbetlerin bitmesin

Canım benim, işte kendime verdiğim sözü tuttum ve pazar günü kendimi burada buldum. Bugün kırtasiyede işimiz var, hazır gitmişken ilk 251 dileğin çıkışını almak istiyorum, ne olur ne olmaz... Belki bu blogu sadece sana vereceğim bir kitap haline getirebilirim. Kitap demişken, "Sen Olsan" ismini verdiğim yeni çocuk kitabımı İlk Satır Yayınevi yayımlayacak. Tam da doğum günümde sözleşme imzaladım onlarla. Bu nedenle çok heyecanlıyım.

Ama genel olarak çok üzgünüm, baban da çok üzgün bu sıralar kuşum. Halanın hastalığı bunun nedeni. Sen şu an hasta olduğunu biliyor ama ciddiyetini bilmiyorsun. Zor günler bekliyor hepimizi. Baban İstanbul'a gidip geliyor onunla ilgilenmek, doktorlara gitmek için. Uzunca ayrı kalıyoruz. Tabii ki bunun bir önemi yok. Önemli olan halanın sağlığına kavuşması. Bunun için elimizden ne geliyorsa yapacağız.

Halan Atiye dünyadaki özel insanlardan biri... Başkalarının mutluluğuyla mutlu olmayı becerebilen ender bir ruh. Sen onun en değerlilerinden birisin. Bebekliğinden beri harika bir ilişkiniz oldu onunla. Oyunlarınız, sohbetleriniz hiç bitmedi. Bitmesin.










22 Şubat 2026 Pazar

250. Hatıralarına sahip çık

 Meleğim,

Bir 6 aylık daha aradan sonra merhaba! Artık senede iki kez mi yazacağım acaba? Neyse, bunun önemi yok. Önemli olan istikrar ve şevk. Baksana 250. dileğe gelmişim. 9 yılda çeyreği bittiyse sen yaklaşık 40 yaşında olduğunda -yani ben de 80- 1001. dileğe ulaşabilirim! Bu da çok zor bir ihtimal... Düşünsene 80 yaşında klavye başında bir nine mi olacağım :) Yani umarım ama yine de o kadar zamana yaymayayım bence. Şöyle kaba bir hesap yapınca haftada bir yazarsam eğer, sen 25 ben 65 yaşına gelmeden 1001 dileğe ulaşabilirim. Bu da gayet makul. Şimdilik öyle niyet edelim bakalım. Mesela bugün pazar, haftanın her pazarı yazsam oldu bu iş. Bu arada 1001 lafın gelişiydi aslında tamamlamak zorunda değilim, çok ve çeşitli anlamında kullanıyor. Ayrıca tamamlasam bile 1002., 1107. dileğim olmayacak mı sanki! Neyse, bugün aynı zamanda babanın doğum günü. Üç gün önce de benimkiydi. Yaklaşık 1 ay önce de seninki.

Öncelikle yine 6 ayın özetini yapayım:

Ağustos:

Bodrum Bale Festivali'nde Kuğu Gölü'ne gittik.

Ayşegül, İnci ve seni Kidzania'ya götürdüm.




Anneannen, deden, teyzen, Cem, İnci ve biz
ailece Saraybosna ve Belgrad'a gittik.


Eylül: 


Anneannenin doğum gününü Belgrad'da kutladık.

İlkokul 3. sınıfa başladın.

İnci'nin 4 yaş doğum günü

P4C kumsalda...



Ekim:


Sınıfın 3-A

Octoberfest Bodrum'da biz!

Ailece bisiklet keyfi...

Anneannenlerle Ekim'de Bodrum.

Dedenle sahilde yürüyüş...

29 Ekm 2025


Kasım:

Yine bir İstanbul uçağı...

İnci ile ilk kez beraber yalnız uyudunuz.



İncikom ve ben.

Üsküdar-Beşiktaş motoru.

Sizin sınıfla felsefe yaptık.

Başbaşa ilk Sushi Co'muz.

Derya bizde kaldı.



Aralık:


Harry Potter okumaya devam...

Teyzenlerle Terminal İstanbul.

Leyloşlarda akşam yemeği.

Okulunda felsefe derslerine devam...

Teyzen ve İnci yılbaşı için bize geldi.

Yılbaşı gecesi

Biz



Ocak:




1 Ocak'ta film izledik.

2 Ocak'ta teyzenleri uğrurlamadan önce
MC Donalds'a gidip Friends'li menülerden aldık.



Ocak gökkuşağı



16 Ocak 2026'da cuma günü, tam da karne günü okul çıkışı doğum gününü kutladık. Sanırım en çok emek verdiğim, hem en yorulduğum hem de hazırlamaktan en keyif aldığım doğum günün buydu. Ne de olsa ben de senin kadar Potterhead hayranı oldum! Siz de çok eğlendiniz ama... Bu arada doğum günü hediyen bir akıllı saatti. Hedefim, liseye kadar sana telefon almayıp saatle idare etmemiz!






Doğum günü gereçleri İstanbul'a taşındı tabii...



                                            


Manifest Fans / Şimal'le İstanbul'da buluşma

Sömestirde birkaç günlüğüne Üsküp-Pristine seyahati planlamıştık. Üsküp kısmı çok güzel geçti. Ancak Kosova'da sınırdan çevrildik. Çok maceralıydı. Eminim hep hafızanda kalacak bu olay. Ama bu seyahatte bir kez daha anladım ki seninle yeni bir yeri, özellikle yeni bir ülkeyi keşfetmek çok güzel. Müthiş bir seyahat arkadaşısın Milakuşum. 



Dünyanın en iyi 50 pizzacısından biri Üsküp'teymiş.

Büyük İskender Meydanı'nda biz.


Şubat:

Babamla hem ziyaret hem ticaret

Fas - Kazablanka

Atlas Okyanusu ve biz

Evde ilk kez sushi yaptık.

Çılgın saç gününde sen.

Baharat Sınıfı'nı senin sınıfında imzaladım.



Doğum günüm

Sen çektin.


Kısaca altı ay böyle geçti kuzum. 250. dileğim hatıralarına sahip çıkman. Haftaya pazar görüşürüz.