Canım kızım, biriciğim...
Bu aralar işin gücün, derdin, amacın, her şeyin "oyun". Gerçekten çocuklar için oyunun önemini biliyordum ama demek ki özellikle bu dönem bütün hayat oyundan ibaret. Legolar olmazsa olmazımız. Onlarla bakkal yapıyoruz, okulun bahçesi yapıyoruz. Oyun hamurlarına bayılıyorsun, zaten bir şeyleri bir şeylere benzetmeyi çok sevdiğin için sürekli onlarla bir şey yaratma ya da bize yarattırma çabasındasın. Resim yapma, boyama da vazgeçilmezin ve bu konuda cidden yeteneklisin. Sana doğum günü hediyesi olarak aldığımız Barbie evi, tüm oyuncaklarının aksine salonda değil, odanda duruyor ve odana girdiğin anda ona koşup dakikalarca oynuyorsun, bazen oradan ayrılmak istemiyorsun, ben yalnız iniyorum aşağıya. Puzzle'larla da bu aralar çok zaman geçiriyoruz. 4 parçalıları yapabiliyorsun. Ve tabii kitaplar, her daim 1 numaralı oyuncağın.
Oyunlarımız ise, saklambaç, yakalamaç, top, Ali Baba ve Kırmızı Köpek tombalası... Tüm bu oyuncaklar ve oyunlarda ya beni ya da babanı mutlaka yanında istiyorsun. Bizimle birlikte oynamak en büyük eğlencen. Yalnız başına çok kısa bir süre oynuyorsun, arkadaşların geldiğinde de birlikte değil de paralel bir oyun söz konusu. Bu da bu yaş için doğru olan...
Bazen çok yorgun olsam da seninle oynamak çok eğlenceli ve çağrını hiçbir zaman reddetmemeye çalışıyorum, baban da öyle... Birlikte oynayacağımız dönemler sınırlı, çünkü hızlı büyüyorsun ve belki de bir gün biz bir oyun oynamak isteyeceğiz ve bu senin için pek iyi bir fikir olmayacak! O yüzden tadını çıkarıyorum ve seninle çok çok büyüsen de oynayabileceğimiz bize özel bir oyunumuz olsun istiyorum. Bunu araştıracağım. Dileğim, böyle bir oyun bulmak ve bunu ikimiz kaç yaşına gelsek de oynamak. Seni seviyorum.
Bu blog aslında sadece bir kişi için açıldı. Şu an karnımda kendi kendine oyunlar oynayan ve her geçen gün hızla büyümeye devam eden bebeğim için. Her yazı, senin için tuttuğum bir dilek içerecek bebeğim. Bir gün okuyabilmen dileğiyle...
22 Şubat 2019 Cuma
11 Şubat 2019 Pazartesi
137. İlham ol
Mila'm, kızım, canım, balım, ilham kaynağım, hayranlığım, şaşkınlığım... Geçen hafta korktuğum gibi geçmedi. Seninle gurur duyuyorum. Cesaretle, olgunlukla ve sabırla bu işin üstesinden geldin. Memeye ne kadar düşkün olduğunu çok iyi bildiğim için bu tutumunla beni kendine bir kez daha kendine aşık ettin. Benim akıllı, güzel, iyi kalpli, uslu kızım...
İlk gece zor geçti ve çok ağladın ama sadece 1 kez. Sonra durumu kabullendin. Her zaman aklında biliyorum ve arada tutuyorsun da ama bir daha emmek istemedin. Yara bandı ve sabır taşı işe yaradı.
Tabii bu arada bolca süte düştün. İştahın da epey çoğaldı. Gece uyanmaların çok azaldı, hatta bazen deliksiz uyuyorsun. Ama şu 1 haftada sadece 1 kez öğlen uyudun. Uyuyamıyorsun öğlenleri, nasıl olacak bilmiyorum... Yarın seni 7'de uyandırmayı planlıyorum sabah. Belki erken uyanırsan uyuyabilirsin.
Sonuç olarak bu çok büyük bir dönemeçti bebeğim ikimiz için ve birlikte üstesinden geldik. Çok şükür çok üzülmeden... Ben hep sana kanalize olduğum için kendi hislerimi henüz tartamadım, zamanla anlarım. Ama kesinlikle bildiğim seni emzirmekten hep çok mutlu olduğum ve emzirmeyi özleyeceğim... Bir de 2 sene emzirebilmiş olmanın minnetini ve huzurunu yaşıyor olduğum. Dileğim bana ve çevrene her zaman bu dönemdeki gibi ilham olman.
Buraya unutmamak için senin bu dönemde kurduğun komik ve biraz hüzünlü cümlelerini ekleyeceğim.
Ben: Bak Ata emmiyor, Eylül emmiyor, Demir emmiyor, Mira emmiyor.
Sen: Bir tek biz kaldık.
********
Sen: Bu memeler acı oldu anne, daha iyi meme bulucaz.
*******
Sen: Memede süt bitti anne.
Ben: Evet ama yine de onları çok seviyoruz di mi?
Sen: Çok seviyoruz.
5 Şubat 2019 Salı
136. Memeyi kolay unut
Ve o korktuğum gün geldi işte kuşum... Memeden ayrılma zamanı. Gerçekten çok zormuş, hayatımda yaptığım en zor şey doğumdu, 10 kez doğururum senin o ağlamaklı konuşmalarını, yalvarmalarını duyacağıma...
Zaten birkaç gündür seni hazırlamıştım. Hep anlatıyordum, artık büyüdün, süt bitecek diye. Bu sabah da yanımıza gelince doyasıya emdin ikisini de. Ben son olduğunu biliyordum, sen de bil istedim ve söyledim ama pek ciddiye almadın sanırım. Sonra Belgrad Ormanı'na gittik ve orada bir konuşma daha yaptık. Anlattım sana. Anladın. Mis gibi orman havasını içimize çektik, top oynadık, yürüdük. Yolda uyursun diye düşünmüştüm ama uyumadın. Eve gelince uykun geldi ve uyumak için rutinini, yani memeyi istedin. Bense yukarıda senden gizli onların ucuna sabır taşı sürüp bant yapıştırmıştım bile. Bantlı görünce şaşırdın ve ağlamaklı oldun. Bantları çıkaralım diye ısrar ettin. Çıkaramayız, acıyıor, zaten süt artık acı oldu, konuşmuştuk ya diyince ağlamaya başladın. Yine de çıkarmaya çalışmadın bantları. Ben de zaten her ihtimale karşı sürmüştüm sabır taşını. Gece 11'e kadar uyumadın. Kah güldürdün ("Ata emmiyor, Eylül emmiyor, Demir emmiyor, bir tek biz kaldık" diyerek) kah ağlattın (Bu meme artık acı oldu, biz daha iyi bir meme bulucaz orada" diyerek).
Ben şimdi bir şarap açtım. Gece uzun. Konuşmalarla, masajla uyudun. Uyanacaksın ve nasıl uykuya geri döndüreceğim seni bilmiyorum. Tek bildiğim 2 sene dolu dolu, ferah ferah, doya doya emzirdiğim için çok şanslıyım, çok mutluyum. Muhteşemdi her anı. Şükürler olsun. Sonraki geceler için de bize kolay gelsin.
Zaten birkaç gündür seni hazırlamıştım. Hep anlatıyordum, artık büyüdün, süt bitecek diye. Bu sabah da yanımıza gelince doyasıya emdin ikisini de. Ben son olduğunu biliyordum, sen de bil istedim ve söyledim ama pek ciddiye almadın sanırım. Sonra Belgrad Ormanı'na gittik ve orada bir konuşma daha yaptık. Anlattım sana. Anladın. Mis gibi orman havasını içimize çektik, top oynadık, yürüdük. Yolda uyursun diye düşünmüştüm ama uyumadın. Eve gelince uykun geldi ve uyumak için rutinini, yani memeyi istedin. Bense yukarıda senden gizli onların ucuna sabır taşı sürüp bant yapıştırmıştım bile. Bantlı görünce şaşırdın ve ağlamaklı oldun. Bantları çıkaralım diye ısrar ettin. Çıkaramayız, acıyıor, zaten süt artık acı oldu, konuşmuştuk ya diyince ağlamaya başladın. Yine de çıkarmaya çalışmadın bantları. Ben de zaten her ihtimale karşı sürmüştüm sabır taşını. Gece 11'e kadar uyumadın. Kah güldürdün ("Ata emmiyor, Eylül emmiyor, Demir emmiyor, bir tek biz kaldık" diyerek) kah ağlattın (Bu meme artık acı oldu, biz daha iyi bir meme bulucaz orada" diyerek).
Ben şimdi bir şarap açtım. Gece uzun. Konuşmalarla, masajla uyudun. Uyanacaksın ve nasıl uykuya geri döndüreceğim seni bilmiyorum. Tek bildiğim 2 sene dolu dolu, ferah ferah, doya doya emzirdiğim için çok şanslıyım, çok mutluyum. Muhteşemdi her anı. Şükürler olsun. Sonraki geceler için de bize kolay gelsin.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
