31 Ağustos 2018 Cuma

120. Yakınlarınla daha sık görüş

Bebeğim, bitanem...
15 günlük Ayvalık-Ören maceramız ve bu yılın son yaz tatili de sona erdi. Çok da güzel geçti  iki taraf da... Ayvalık'ta babane, dede ve halana doydun, Demir, Eylül, Ata ve Derin ablanla buluştun. Ören'de annanen, deden ve teyzene kavuştun, Leyla'yla coştun. Bu post fotoğraf ağırlıklı olacak ama demek istediğim çok açık. En yakınlarınla, seni çok sevenlerle bol bol zaman geçir. Her fırsatta...










16 Ağustos 2018 Perşembe

119. Kalbimi sık sık erit

Meleğim, biricik bebeğim. Öncelikle döküntülerin geçti. Sanırım el-ayak hastalığı geçirdin ve Mira'ya da bulaştırdın. Neyse ki ikiniz de hafif bir şekilde atlattınız. Biz bugün bayram tatili için Ayvalık-Ören yolcularıyız. 10-15 gün kadar kalırız herhalde. Sonra döneceğiz ve teyzenin düğün telaşı başlayacak. O da bitince sonbahar gelecek...

Dün ufacık bir hareketinle kalbimi öyle bir erittin ki gözlerim dolu dolu kalakaldım. Matında oynarken birden sırt üstü yattın ve yana dönüp "Inna ınna" diyerek yan tarafı gösterdin. Benim de oraya yatmamı istedin yani. Ben de yatıp sana doğru döndüm ve uzun bir süre öylece bakıştık, göz göze kaldık, sonra kıkırdadık. Bu basit bir şeymiş gibi durabilir okuyunca ama hadi şu klasik lafla sonlandırayım. "Anne olunca anlarsın." Dileğim de böyle anları sık sık yaşamamız olsun.


6 Ağustos 2018 Pazartesi

118. Döküntüler yok olsun

Milakuşum, 15 gün yazmayarak rekor kırdım. Bu arada çok şey oldu ama. Mesela senin bir arkadaşın oldu, ismi Mira. Hatta annesi de benim arkadaşım oldu, ismi Jamie. Bizim parkta tanıştık ve kaynaştık. İki hafta önce doğum günü vardı, oraya gittik.


Doğum günü cumartesiydi ve biz babanla o gece saat 11 gibi aniden karar verip saat sabah 6'ya Bodrum bileti aldık. Sen yukarıda mışıl mışıl her şeyden habersiz uyurken ben telaş içinde bavul hazırlamakla meşguldüm. Bu tip ani tatilleri bekar ya da çocuksuzken çok yapardık, ama sen varken de yapabiliyor olmak acayip hoşumuza gitti. Bu arada o gün aynı zamanda odan boyanmıştı. Çünkü artık beşikte yatmıyorsun, onu açtık (bunu da Mira'nın babası yaptı aslında), duvardaki sticker'ları sökmeye, odaya yeni bir hava kazandırmaya karar verdim ben de. Dolayısıyla tek duvarı griye boyattım ve bazı yeni dekoratif objeler ısmarladım ama bu başka bir yazı ve dileğin konusu. 

Neyse biz aniden 3 gecelik Bodrum tatilimize çıktık ve çarşamba günü döndük, ben ancak fırsat bulabiliyorum yazmaya. Tatil müthiş güzel geçti. Girdiğimiz en güzel denizlerden biriydi. Denizde bol bol balık besledik. Sen de daha alıştın denize ve yüzmeye. 







İşte geldik bu dileğin konusuna... Döndükten 2 gün sonra hafif bir ateşle birlikte kollarında ve bacaklarında bir takım döküntüler çıktı. Kaldığımız otelin havuzu çok kalabalıktı ve güzelim deniz varken havuza girmeyi tercih etmedik tabii. Sadece bir kez seninle birlikte ve çok kısa bir süreliğine girdik. Umuyorum ki orada bir hastalık kapmamışsındır. Bu döküntüler ne ise hemencecik kaybolur gider hayatımızdan.