Korona hayatımızı, dünyanın dönüş hızını, günleri, geceleri, insanları ve doğayı tamamen değiştirdi. Karantinadayız. Market ve eczane dışında bir yere çıktığımız yok. Uzun süre de bu böyle devam edecek belli ki... Bu arada Venedik'te balıklar yeniden ortaya çıktı, tavşanlar parklara geri döndü, karbon salınımı azaldı. Ve bir virüs sayesinde dünya kendini temizlemeye başladı. Doğa, yıllardır hunharca kullanıp ondan söküp aldıklarımızı geri almanın yolunu buldu bir şekilde. Diğer yandan vaka ve kayıp sayısı artmaya devam ediyor bizde de. Biliyorum ki sen bugünleri merak edip neler yaşandığını öğrenmek istediğinde internette çokça rapor, haber ve araştırma bulacaksın ileride. Hatta ben de her akşam kısa notlarla Korona Günlükleri tutuyorum. Umarım bir süre sonra aşı ve ilaçlar bulunur ve onları seninle birlikte okuruz. Ben şimdi, sen yukarıda uyurken içimden geçenleri yazmak istedim sadece.
Birkaç gündür burnun tıkalıydı ve bu gece uyurken kuru kuru öksürdün, bittik babanla. Biliyorum bu bir soğuk algınlığı. Ama son dönemde hassasiyetimiz öyle çok arttı ki sana karşı. Kaygılıyım kuşum. Büyüdüğünü görmek, seninle tatillere gitmek, yeni evimize yerleşmek, sevdiklerimizle yeniden buluşmak istiyorum. Ve fakat bugünler çok da umut vadetmiyor. İnsan geleceğe özlem duyar mı? Duyuyorum. Genç kız olup seninle karşılıklı kahve içmelere, kitaplardan bahsetmelere, filmler izlemelere özlemim. Uzayan kollarınla bana sıkı sıkı sarılmana dair hayallerim... Bazen "Hayata güven, akıp gidecek, akışa güven" diye geçirip içimden rahatlıyorum bazen de panik halde umutsuzluk çukurunun en dibini görüyorum. Senin için de korkmaya başlıyorum o vakitler. Ama neyse ki virüs çocuklara zarar vermiyor. Bunu biliyoruz, tutunduğumuz tek dal da bu zaten.
Dışarıda kayıp bir bahar akıp giderken içeride seninle oynayınca birden bir leylak açıyor buralarda. Gülümseyince sen papatyalar fışkırıyor tazecik topraklardan. Al güller, mor salkımlar taşıyor bahçelerden sen beni öpünce. Sen kızgınken koskoca duvarlar un ufak oluyor öfkenden. Bu hastalıktan korkuyorum evet ama beni koruyan bir korku bu galiba, yoran değil. Seni şimdi doya doya yaşarken korkunun grisini bir kenara itmeyi başarıyorum. Sana, sevgine ve hayatın o kendinden yanmalı, devinimli haline güveniyorum. Geçecek bu günler diyorum. Sağlıklıyız ve bir aradayız önemli olan bu. Biz yaşlanalım sen de bizim yanımızda yaş al kuzucuğum. En büyük dileğim, her zaman bu olacak. Bir pandeminin içinde, doğurup dünyaya getirdiğim sana bakarken başına gelecek tüm dertlerden duyduğum suçluluk duygusu, aramızdaki o özel şeyi düşününce hafifliyor. Yine de sebebin oldum kuşum, getirdim seni buralara, şimdi önümüzde gözle görünmeyen canavarlar. Umarım bu yazıyı okuduğunda insanlar dünyaya, toprağa ve tüm canlılara saygılı bir yaşamı benimseyebilmiş olur. Belki bu günler, o günlerin gelebilmesi içindir.
![]() |
| evdekal |




