Geçen hafta sonu Ankara'daydık. Teyzenin ilk kişisel sergisi vardı. Sülalecek gittik diyebilirim. Çok keyifliydi her şey, bizim için de mini bir tatil ve değişiklik oldu. Ayrıca ilk kez Anıtkabir'i ziyaret ettiğin için de önemli bir seyahatti bu.
Bu blog aslında sadece bir kişi için açıldı. Şu an karnımda kendi kendine oyunlar oynayan ve her geçen gün hızla büyümeye devam eden bebeğim için. Her yazı, senin için tuttuğum bir dilek içerecek bebeğim. Bir gün okuyabilmen dileğiyle...
bahar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bahar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Mart 2020 Cuma
165. Felaketlerin yaşanmadığı bir Dünya'n olsun
Kuzucuğum,
Geçen hafta sonu Ankara'daydık. Teyzenin ilk kişisel sergisi vardı. Sülalecek gittik diyebilirim. Çok keyifliydi her şey, bizim için de mini bir tatil ve değişiklik oldu. Ayrıca ilk kez Anıtkabir'i ziyaret ettiğin için de önemli bir seyahatti bu.
2020'nin ilk üç ayını sanırım dünya pek hoş hatırlamayacak. Ayrıntıları yazmak istemiyorum, merak edersen bakarsın. Ama ana başlıkları yazayım: Deprem, uçak kazası, yangınlar, şehitler, savaş, mülteciler, virüs... Bunlar ilk aklıma gelenler. Umarım yılın bundan sonraki ayları, baharın da gelişiyle daha güzel olur. Havalar ılıklaştı, cemreler düştü. Yine de bu yaşanılanlar insanları kötü yönde etkiliyor bence. Geçen yıllardaki bahar coşkusunu üzerimde hissetmememin nedeni bu olsa gerek. Sen ise çok iyisin, büyüyorsun, gittikçe oturup konuşabileceğin, her şeyi anlayan, bilmeye çabalayan ve düşünen küçük bir insana dönüştüğünü görmek beni büyülemeye devam ediyor. Yaşam ışığım benim, güzel, akıllı kızım. Dileğim, böyle felaketlerin yaşanmadığı bir dünyada parlaman.
Geçen hafta sonu Ankara'daydık. Teyzenin ilk kişisel sergisi vardı. Sülalecek gittik diyebilirim. Çok keyifliydi her şey, bizim için de mini bir tatil ve değişiklik oldu. Ayrıca ilk kez Anıtkabir'i ziyaret ettiğin için de önemli bir seyahatti bu.
21 Mart 2018 Çarşamba
101. Fırsatları yakala
Melek kızım, tatlı kuzum... Artık iyiden iyiye bahar geldi. Havanın kokusunda hissedebiliyorum bunu, ağaçların renkleri değişiyor, insanların ruh hali bile değişiyor baharda. Daha ılımlı, daha umutlu ve daha heyecanlı oluyorlar. Geçen cumartesi küçük bir trafik kazası yaşadık seninle. Allah büyüklerinden korusun. Araba serviste, dolayısıyla biz de kanguru ve taksi ile dolaşıyoruz. Dün babanenlere gittik kahvaltıya. Sonrasında evlerinin yakınındaki Ihlamur Kasrı'na gitmek istedim, oradaki manolya ağacının fotoğraflarından çok etkilenmiştim. Ama pazartesi günleri kapalıymış. Biz de atladık bugün gittik seninle. İyi ki de gitmişiz. Çünkü 1 hafta sonra gitsek, arabanın çıkmasını beklesek belki de tüm çiçeklerini dökmüş olacaktı ağaç. Şimdiden başlamış dökülmeye. Ve biz yakaladık, baharı yakaladık bir nevi aslında. Bugün evde ya da herhangi bir parkta da vakit geçirebilirdik ya da seneye baharda henüz tüm çiçekler dalındayken gitmeyi seçebilirdik ama yapmadık. Gittik ve gördük. Yetiştik manolyaya. Hiçbir şeyin garantisi yok bu hayatta. Belki seneye Ihlamur Kasrı'nı yıkıp AVM yaparlar ya da o ağaçları kesmek zorunda kalırlar bir sebepten!
Diyeceğim o ki, yapabiliyorken yap, erteleme, fırsatını kolla ve vazgeçme. Çünkü "sonra" geç olabilir.
2 Mart 2018 Cuma
98. Kar özleme
Beklediğimiz kar, dün, yani 1 Mart itibariyle yağdı. Gerçi çok çok azdı, ince bir örtüyle kaplanmıştı her yer ama sabah uyandığımızda balkondaki karı görür görmez attığın çığlık (o nefis 'Aaa'larından biri) paha biçilemezdi. Seni bir kar havası alman için bahçeye çıkardığımızdaki şaşkın donukluğunu ve uzattığımız bir parmak kara asla dokunmak istememeni hiç unutmayacağım.
1 sene bile yağmasa özlüyoruz bak karı. Belki de baharın gelmesi için o duruluğa, sessizliğe ve beyazlığa ihtiyacımız var. Çevremiz gibi, içimiz de karla temizleniyor, karla huzur buluyor. O taneler kalbimize usul usul yağıyor ve bahar ancak onlar eriyince başlıyor ruhumuzda. Bu aralar yine sık sık şehit haberi duyuyoruz. Sözcükler yetersiz. Baharın gelişi bile tatsız. Sen karları hiç özleme bebeğim. Her kış doya doya keyfini çıkar o masum beyazlığın. Ve baharı güzel karşıla, hak ederek başla ona.
22 Mart 2017 Çarşamba
56. Verdiğin sözleri tut
Güzelim, meleğim... Gitgide büyüyorsun ve değişiyorsun. Buna tanık olmak o kadar güzel ki... Doğa da senin gibi devinim içinde. Artık bahar geldi. Dün 21 Marttı, böcekler yuvalarından çıktı, çiçekler tomurcuklarından fışkırdı, ağaçlar yeşillendi bile. Ve ben sana verdiğim sözü tuttum. Hatırlıyor musun sana beraber gezeceğiz demiştim bahar gelince. Sen karnımdayken anlaşmıştık bu konuda. Dün de ilk kez yalnız başımıza beraber çıktık dışarı. Sardım mor kanguruya seni, küçük bir tur attım mahallede. Ve bil bakalım kime rastladım. Ekim ayında oralarda dolaştığım zaman bir ağaç görmüştüm. Kendi kendime sen doğduğunda da buradan geçerek sana onu göstermeyi dilemiştim. Hatta bir daha bulabilir miyim diye de emin olamamıştım ama işte daha ilk çıktığımızda karşımıza çıktı o da. Sen o sırada boynumda uyuyordun ama olsun. Sen de insanlara verdiğin sözleri asla unutma ve onları tutmak için elinden geleni yap bebeğim. Bunun hem sana hem karşındakine yaşattığı hazzı tatmanı dilerim. İşte eski ve yeni hali ağacımızın.
21 Mart'ın bir özelliği de anneanenle dedenin 40. evlilik yıldönümü olması Biz de pazar günü onlara sürpriz yapıp hep beraber bir yemek organize ettik. Teyzen, Esra teyzen ve Volkan enişten de vardı. Yıldönümü bahaneydi tabii, birlikte vakit geçirmek o kadar iyi geliyor ki her seferinde. Sen de bu arada ilk kez bir restoran deneyimi yaşadın. O kadar uslu uslu oturdun ki... Canım benim.
Bu arada pazartesi sağlık ocağına gittik ilk kez ve 3 aşı birden oldun. Tabii o sırada o kadar da uslu değildin. Çınlattın sağlık ocağını!
Bunları sen uyanmadan ve Sezen'in yeni albümünü ilk kez dinlerken yazmak ne güzel oldu.
21 Mart'ın bir özelliği de anneanenle dedenin 40. evlilik yıldönümü olması Biz de pazar günü onlara sürpriz yapıp hep beraber bir yemek organize ettik. Teyzen, Esra teyzen ve Volkan enişten de vardı. Yıldönümü bahaneydi tabii, birlikte vakit geçirmek o kadar iyi geliyor ki her seferinde. Sen de bu arada ilk kez bir restoran deneyimi yaşadın. O kadar uslu uslu oturdun ki... Canım benim.
Bu arada pazartesi sağlık ocağına gittik ilk kez ve 3 aşı birden oldun. Tabii o sırada o kadar da uslu değildin. Çınlattın sağlık ocağını!
Bunları sen uyanmadan ve Sezen'in yeni albümünü ilk kez dinlerken yazmak ne güzel oldu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


