29 Temmuz 2016 Cuma

12. Şükret

Ören'deyiz bebeğim. Güzel, huzurlu, mutlu günler... Varlığınla daha da özel olan anlar... Geçen yaz sonu da buradaydık. Adyar kumsalında teyzenle takılırken, seni dilemiştim içimden.  Şimdi yine aynı kumsalda dolaşırken karnımdasın işte. İnanılır gibi değil. Bu mucizeye, Allah'ın bana bu hediyesine ne kadar şükretsem az. Sen karnımda büyüyeceksin ve yaklaşık 5 ay sonra bu dünyaya gözlerini açacaksın. Sonra daha da büyüyeceksin. Senin de dileklerin, arzuların olacak. Belki bir oyuncak, belki bir üniversite, bir aşk, belki sen de bir yavrun olsun isteyeceksin. Dileklerin, duaların kabul edildiğinde sen de şükretmeyi unutma.







26 Temmuz 2016 Salı

11. İyi kalpli ol

Bugün günlerden salı. Cumartesi günü hiç beklemediğim bir zamanda seni gördüm bebeğim. Oysa daha kontrolüme 10 gün kadar vardı. Seni görmek, iyi olduğundan emin olmak için sabırsızlandığım günlerden biriydi yine. Sanırım bu telaşımı, özlemimi hissetmiş olacaksın ki karnımda biraz yaramazlık yaptın. Küçük sancılarım olunca babanla biraz telaşlanıp doktoru aradık. Mutlaka kontrole gitmem gerektiğini söyleyince de soluğu acilde aldık. Çok şükür ki hiçbir şey yoktu. Yine uslu uslu ve terbiyeli -hatta öyle terbiyeli ki fırsattan istifade cinsiyeti görmemize izin vermedin yine- bir şekilde oturuyordun. Biraz daha sabretmemiz gerekiyor. Kontrolüm haftaya. Bu arada teyzen, anneannen ve dedenle Ören'e gidiyoruz. Deden yeniden sağlığına kavuştu ve çok sevdiği Ören'in yollarını gözlemeye başladı. 5 gün sonra Filizle ben döneceğiz, onlar kalacaklar. Bu arada baban da evin tadilat işleriyle ilgilenmeye devam ediyor. Daha yapılacak çok şey var ama en azından başlanmış oldu ya, önemli olan o. Gerisi gelir. Dönüşümle birlikte ben de ona yardım etmeye devam edeceğim.

Senin için bugünkü dileğim çok sade ama bir o kadar da önemli. Bence bir insanın en değerli erdemi iyi kalpli olmak. Göründüğü kadar basit değil bu kuzucuğum. Ama inan hayattaki tüm güzelliklerin, tüm mutlulukların anahtarı. Biliyorum kimse tamamen siyah ya da beyaz değil. Olmasın da zaten. Hepimizin zaafları, kusurları, yanlışları var. Sadece yüreğini temiz tut, vicdanlı ol ve insanların iyi yönlerini görmeye çalış. Hiç kimseyi bilerek incitme. Çünkü bunu yaparsan karşındakinden çok incinen taraf sen olacaksın. Yüreğinin derinliklerinde bunu anlayacaksın. Seni iyi kalpli bir çocuk olarak yetiştireceğim. Ve ileride öyle bir insan olarak yaşadığını görmek, inan beni tüm başarılarından daha çok gururlanıracak, sevindirecek. Öpüyoruz minik burnundan.

Not: Umarım burnun babana benzer. :)







20 Temmuz 2016 Çarşamba

10. Aşık evlen

Bugün babanla benim 5. evlilik yıldönümümüz kuzucum. Ondan önce de bir 4 senemiz daha var birlikte geçen. Bu süre içinde babanla aşk, şefkat, kıskançlık, öfke, heyecan, mutluluk, hayal kırıklığı, tutku ve aklıma gelmeyen ama insanca yaşanabilecek hemen her duyguyu tattık. Bu çeşni, aynı hayat gibi dümdüz bir şekilde ilerlemeden yükselip alçalarak bizi ayakta tuttu. Evlilik evet kolay değil. Senin zamanında nasıl olacak hiçbir fikrim yok. Ama bence şu gerçek asla değişmeyecek: Aşık olduğun insanla evlen.

Not: Yaşamadığımız duygulardan biri de evlat sevgisiydi. Bunu bize yaşatacağın için teşekkür ederiz miniğim. 






16 Temmuz 2016 Cumartesi

9. Darbe görme

Canım,
Şu an saat akşam dokuz suları, günlerden cumartesi. Dünden beri ülkede acayip şeyler oluyor. Onları anlatacağım sana ama öncelikle daha önemli haberler var. Seni yeniden gördük, yeniden duyduk çok şükür. Yeni doktorumuz Figen Taşer öyle tatlı ve güler yüzlü ki tanıştığımız andan itibaren, kontrol öncesi stresten başıma saplanan ağrı yok olup gitti.

Senin keyfin gayet yerinde görünüyordu. Oturur vaziyette takılıyordun içimde. Kalbin her zamanki gibi hızlı hızlı çarpıyordu. Küçük de olsa eğer uygun pozisyondaysan cinsiyetini öğrenme şansımız vardı ama dedim ya keyfin yerindeydi, istifini bozmadın. O heyecanı bir sonraki ultrasona bıraktın. 2-3 hafta sonraya yani... O gün aynı zamanda ikili test zamanıydı ve bu da beni endişelendiren konulardan biriydi. Doktor, ense kalınlığının normal olduğunu söyledi. Diğer bir kıstas olan kan testi de dün belli oldu. Çok şükür ki her şey yolundaydı orada da. 

Ne olduysa ondan sonra oldu. Akşam babanla evde içimiz rahat bir şekilde takılırken (o tablette oyun oynuyordu ben de meyve yiyip televizyona bakıyordum) boğaz köprülerinin askerler tarafından kapatıldığını öğrendik. Kimse hiçbir şey bilmiyordu, haberciler şaşkındı. 
Ve zaman geçtikçe bunun bir darbe girişimi olduğu öğrenildi. İşin iç yüzünü aslında hala bilmiyoruz ve belki de hiç öğrenemeyeceğiz. Ama 161 kişiyi kaybettiğimiz, binden fazla yaralının olduğu, gencecik erlerin katledildiği 15 Temmuz 2016 gecesini asla unutmayacağız. Sen de daha minicikken annenin karnında tanık oldun o geceye yavrum. Umarım gece üzerimizden geçen jetlerin çıkardığı sesten korkan annenin kalbinin telaşla atışını duyup huzursuz olmamışsındır. Umarım sağlıklı, huzurlu ve uzun hayatında bir daha böyle bir gece yaşamazsın. İşte senin için bugünkü dileğim budur. Çünkü en kötü sivil yönetim bile askeri darbeden iyidir.




12 Temmuz 2016 Salı

8. Kalbin çarpsın

Bebeğim,
İstanbul'a döndüğümüz günden beri hareketli günler geçiriyoruz. Baban yeni evin tadilat işlerine daldı. Bir yandan da babam yani deden için endişelendiğimiz bir dönemdi. Hastanede bir operasyon geçirdi dün. Neyse ki başarılı geçti ve gün geçtikçe daha iyi olacak. Sağlıklı günlerine dönmesini dört gözle bekliyoruz.

Çok sabırsızlandığım diğer konu ise seni görecek olmamdı. Babam konusunda rahatladıktan sonra tek düşündüğüm konu tekrar bu oldu. Çok şükür ki 12. haftadayız ve yarın doktor kontrolüm var. Ultrason ve bazı testler yapılacak. Umarım hepsi iyi geçer. Yeni doktorla da tanışacağız, bakalım iyi bir elektrik alacak mıyım Figen hanımdan...

Bugünkü dilediğimin öncelikle somut bir anlamı var tabii ki. Kalp atışının o kalbimi mutlulukla dolduran sesini yeniden duyabilmek yani... Ama aynı zamanda mecazi bir anlam da içeriyor. Hayatın boyunca yaptığın iş ne olursa olsun -insan hayatıyla ilgili bir buluş da yapsan, güzel bir makarna da- bunu kalbin çarparak, tutkuyla, ilgiyle, merakla, heyecanla yapman. Bilge insanlar mutluluğun ve dolayısıyla başarının ancak bu şekilde kapımızı çalacağı konusunda hemfikir. Seni seviyorum, yarın görüşmek üzere eriğim...



7 Temmuz 2016 Perşembe

7. Doğayı koru

Tatlım benim,
Ayvalık'tan evimize döndük sonunda. Bayram tatili devam ediyor ama babanla burada işlerimiz var. Bir buçuk ay kadar sonra taşınacağız. Sana, ailemize güzel bir ev hazırlıyoruz. Yapılacak pek çok tadilat, alınacak onlarca eşya var. Sana bunları sonra anlatacağım. Yolculuk, özellikle gidişte trafik yüzünden çok yorucuydu. Umarım çok yıpranmamışsındır bebeğim. :(

Tatilin son günü Ayvalık'taki bahçeye bir ağaç diktik. Nektarin ağacı. Sen de şu an karnımda bir nektarin boyutunda olmalısın. O ağaç sesinle birlikte büyür ve meyvelerinden sana elimle yedirmek kısmet olur inşallah.

Senin için bugünkü temennim, yeşili, doğayı seven duyarlı bir birey olman. Seni yetiştirirken bu bilinci kazanman için elimden geleni yapacağım. Bir ağaç dikersen, acımasızca yok edilen ormanlar için daha az çaresiz hissedersin kendini. Yüreğin yine yanar ama soğutursun içinin korlarını o fidenin can suyuyla. Bir ağaç dikersen, gelecek nesillere de can suyu verirsin. Çünkü bunu onlara borçlusun.



5 Temmuz 2016 Salı

6. Bayramlaş

Kuzucum,
Bugün Ramazan Bayramının ilk günü. Babanla ben de Ayvalık'ta babanenlerin evindeyiz. Aslında her bayram olduğu gibi birkaç gün burada, birkaç gün de ananenlerin Adyar'daki evinde kalacaktık ama bu bayram onlar gelemedi, biz de erkenden döneceğiz.

Bu seninle beraber olduğum ilk bayramım. Burada herkes beni ve babanı kutluyor, herkes yolda olduğun için çok mutlu. Bayramlar tam olarak eskisi gibi değil elbette. Artık bayram demek, aslında tatil demek gibi bir şey. Bu da normal sayılabilir, insanlar deli gibi çalışıyor ve her tatil fırsatını değerlendirmek istiyor.

Bundan 20 sene sonra dünya nasıl bir yer olacak bilmiyorum ama senin için dileğim, bayramları en azından hal hatır sorma bahanesi olarak kullanman ve bayramlaşmak için büyüklerini kısa da olsa ziyaret etmen ya da araman. Çünkü bazı değerler, zaman aşımına uğramamalı.







1 Temmuz 2016 Cuma

5. Materyalist olma

Miniğim, biz babanla bayram tatili için yarın Ayvalık'a gidiyoruz. Senin de oraya ilk gidişin olacak tabii ki bu. Ama ilk tatilin değil. 2 hafta önceki hafta sonu Fethiye'ye kaçmıştık. Resmi olarak ilk tatilin, denizle karnımın içinde de olsan ilk tanışman orada oldu. Ayvalık'ta babaannenlerin yazlığı var. Orada deden, babannen ve halanla birlikte birkaç gün kalıp, eğer ananen ve diğer deden Ören'deyse oraya geçeceğiz.

Bugün sana paradan bahsedeceğim. Yaşamak için olmazsa olmaz, iyi yaşamak için de önemli bir araç orası kesin. Ancak paraya verdiğin önem, bir takım değerlerin karşısında daima yenilmeli. Aile, aşk, arkadaşlık gibi... Parayla mutluluk elbette ki olur. Mesela çok istediğin bir ayakkabı ya da bir araba vardır, paran olur ve ona sahip olursun. Bu durum seni çok mutlu eder ama o ruh hali etkisini kısa süre sonra yitirir, o ayakkabı, o araba gözünde sıradanlaşmaya başlar. Parayla satın aldığın mutluluk geçicidir. Bunu sakın unutma. 

Bir örnek daha vereyim. Babansız ya da sensiz bir dünya turuna çıkıyorum. Tam anlamıyla mutlu olabilir miyim? Hayır. Bir yanım hep eksik kalır. Sizinle paylaşamadığım o güzel anlarda burulur içim. O yüzden Ayvalık ve Ören de olsa, bu tatili sizsiz dünya turuna tercih ederim. Sen de böyle ol bebeğim, paraya gereğinden fazla değer verme ama değerini de bil.