Figen Taşer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Figen Taşer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ocak 2017 Cumartesi

45. Dilediğin zaman gel

Mila'm... Belki de bu, sana kavuşmadan önceki son yazım olacak. Bu haftadan itibaren her an gelmeye karar verebilirsin. Çünkü aynı bedende 40. haftamıza girdik. Dün doktora gittik yine. Herhangi bir açılma ya da doğum belirtisi yoktu gerçi ama bu hafta geçtikten sonra çok da bekleneceğini düşünmüyorum. Gerçi Figen hanım ay sonuna kadar vaktimiz var dedi ama... Neyse bakalım, geç olsun güç olmasın. Sen istediğin zamanda gel, yeter.

Aslında sabırsızlandığıma bakma sen, içimdeki varlığını da çok özleyeceğim ipek böceğim. Kıpırtılarını, tekmelerini, hıçkırığını hissetmeyi, aynı bedende iki can olmayı, seni beklemeyi, özlemeyi bile özleyeceğim. Sen geleceksin ve yeni bir hayat başlayacak artık. Bu inanılmaz heyecan verici bir durum. Neler yaşayacağımı, nasıl bir duygu balonunun içinde olacağımı tahmin edemiyorum. Yaşayacağız, göreceğiz. Birbirimize öğreteceğiz bebeğim. 

İnan şu an heyecandan daha fazla bir şey yazamıyorum. Kalakaldım ve hayallere daldım! Seni seviyoruz kızım. Görüşürüz...




16 Temmuz 2016 Cumartesi

9. Darbe görme

Canım,
Şu an saat akşam dokuz suları, günlerden cumartesi. Dünden beri ülkede acayip şeyler oluyor. Onları anlatacağım sana ama öncelikle daha önemli haberler var. Seni yeniden gördük, yeniden duyduk çok şükür. Yeni doktorumuz Figen Taşer öyle tatlı ve güler yüzlü ki tanıştığımız andan itibaren, kontrol öncesi stresten başıma saplanan ağrı yok olup gitti.

Senin keyfin gayet yerinde görünüyordu. Oturur vaziyette takılıyordun içimde. Kalbin her zamanki gibi hızlı hızlı çarpıyordu. Küçük de olsa eğer uygun pozisyondaysan cinsiyetini öğrenme şansımız vardı ama dedim ya keyfin yerindeydi, istifini bozmadın. O heyecanı bir sonraki ultrasona bıraktın. 2-3 hafta sonraya yani... O gün aynı zamanda ikili test zamanıydı ve bu da beni endişelendiren konulardan biriydi. Doktor, ense kalınlığının normal olduğunu söyledi. Diğer bir kıstas olan kan testi de dün belli oldu. Çok şükür ki her şey yolundaydı orada da. 

Ne olduysa ondan sonra oldu. Akşam babanla evde içimiz rahat bir şekilde takılırken (o tablette oyun oynuyordu ben de meyve yiyip televizyona bakıyordum) boğaz köprülerinin askerler tarafından kapatıldığını öğrendik. Kimse hiçbir şey bilmiyordu, haberciler şaşkındı. 
Ve zaman geçtikçe bunun bir darbe girişimi olduğu öğrenildi. İşin iç yüzünü aslında hala bilmiyoruz ve belki de hiç öğrenemeyeceğiz. Ama 161 kişiyi kaybettiğimiz, binden fazla yaralının olduğu, gencecik erlerin katledildiği 15 Temmuz 2016 gecesini asla unutmayacağız. Sen de daha minicikken annenin karnında tanık oldun o geceye yavrum. Umarım gece üzerimizden geçen jetlerin çıkardığı sesten korkan annenin kalbinin telaşla atışını duyup huzursuz olmamışsındır. Umarım sağlıklı, huzurlu ve uzun hayatında bir daha böyle bir gece yaşamazsın. İşte senin için bugünkü dileğim budur. Çünkü en kötü sivil yönetim bile askeri darbeden iyidir.