özlem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özlem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2021 Pazar

198. Sevdiklerinden uzaklaşacak olmak seni üzmesin

 Canımm benim canımm...

Bodrum'a gidiş tarihimiz belli oldu.  5 Nisan. O zamana kadar bol bol ailemizle bir arada olma fırsatı yaratmaya çalışıyorum. Teyzen, kuzenlerin, annene ve deden, halan, babane ve deden, arkadaşların, benim arkadaşlarım... Hepsi ayrı ayrı kıymetliler. Bu arada pandemi devam ediyor. Sayılar hala çok yüksek ama büyüklerin çoğu aşılandı. İnişli çıkışlı bir psikolojideyim ben de. Mesko dayın hala ve her daim içimi kanatıyor ilk günkü gibi, gidecek olmanın stresi, Covid, ekonomik belirsizlikler derken aslında hepimiz bir kasvet bulutunda çırpınıyoruz. Baharat Sınıfı'nın çıkış tarihi de sonbahara ertelendi. Biraz moralim bozuldu ona da. Ama iki yeni kitaba başladım, sonra bahsedeceğim bundan. 

Sen bu arada iyisin çok şükür, mutlusun ve akıllısın. Eylül için Bodrum Çocuklar Evi'ne kaydını yaptırdık. Kontenjan açılırsa öncesinde de gidebilirsin belki. Dilerim, Bodrum nedeniyle sevdiklerinden uzak kalacak olman senin için bir yara olmaz. Gerçi uzun aralar vermeye niyetim yok İstanbul'a. Hayat seninle güzel bebeğim, iyi ki bizimlesin. 
















2 Mayıs 2020 Cumartesi

170. Haziran başında Bodrum'da ol

Kuşum, haberler iyi yönde. Salgın gerilemeye başladı, vaka ve can kaybı sayısı düşüyor. Genel bir pozitif hava dalgası sardı herkesi. Ama evde ve tedbirli olmaya devam tabii. Anneannenleri, teyzenleri, tüm akrabalarımızı, arkadaşlarımı çok özledim. Acaba Bodrum'a taşınırsak da bu yakıcı özlem duygusuyla baş başa mı olacağım her an... Biraz da orada yaşayacağım hislerin provası oldu bu süreç. O özlemle yaşamaya alışmak için gerçekten oradaki hayatımı çok sevmem gerekecek. Bakalım zaman ne gösterecek? Ev bakabilmek için uçuşların açılmasını bekliyoruz. Bu arada bu evimize de hakkıyla veda ediyoruz. Doya doya her köşesinde zaman geçirmek için de bir fırsat oldu bu süreç... Sahip olduklarımızın, özgürlüğümüzün kıymetini anlamamıza neden olduğundan bahsetmiştim zaten, bir de ne kadar dayanıklı olduğumuzu hatırlattı. Aile içi bağlarımızı da güçlendirdiğini söyleyebilirim. 

Neyse umarım ülkemizde ve tüm dünyadaki olumlu yönde gelişmeler devam eder ve bayramdan sonra mesela Haziran başında Bodrum'a gidebilecek kadar iyileşiriz. Bugünkü dileğim de bu olsun.




23 Nisan'da balkonu süsledik.



14 Ocak 2017 Cumartesi

45. Dilediğin zaman gel

Mila'm... Belki de bu, sana kavuşmadan önceki son yazım olacak. Bu haftadan itibaren her an gelmeye karar verebilirsin. Çünkü aynı bedende 40. haftamıza girdik. Dün doktora gittik yine. Herhangi bir açılma ya da doğum belirtisi yoktu gerçi ama bu hafta geçtikten sonra çok da bekleneceğini düşünmüyorum. Gerçi Figen hanım ay sonuna kadar vaktimiz var dedi ama... Neyse bakalım, geç olsun güç olmasın. Sen istediğin zamanda gel, yeter.

Aslında sabırsızlandığıma bakma sen, içimdeki varlığını da çok özleyeceğim ipek böceğim. Kıpırtılarını, tekmelerini, hıçkırığını hissetmeyi, aynı bedende iki can olmayı, seni beklemeyi, özlemeyi bile özleyeceğim. Sen geleceksin ve yeni bir hayat başlayacak artık. Bu inanılmaz heyecan verici bir durum. Neler yaşayacağımı, nasıl bir duygu balonunun içinde olacağımı tahmin edemiyorum. Yaşayacağız, göreceğiz. Birbirimize öğreteceğiz bebeğim. 

İnan şu an heyecandan daha fazla bir şey yazamıyorum. Kalakaldım ve hayallere daldım! Seni seviyoruz kızım. Görüşürüz...