Canımm benim canımm...
Bodrum'a gidiş tarihimiz belli oldu. 5 Nisan. O zamana kadar bol bol ailemizle bir arada olma fırsatı yaratmaya çalışıyorum. Teyzen, kuzenlerin, annene ve deden, halan, babane ve deden, arkadaşların, benim arkadaşlarım... Hepsi ayrı ayrı kıymetliler. Bu arada pandemi devam ediyor. Sayılar hala çok yüksek ama büyüklerin çoğu aşılandı. İnişli çıkışlı bir psikolojideyim ben de. Mesko dayın hala ve her daim içimi kanatıyor ilk günkü gibi, gidecek olmanın stresi, Covid, ekonomik belirsizlikler derken aslında hepimiz bir kasvet bulutunda çırpınıyoruz. Baharat Sınıfı'nın çıkış tarihi de sonbahara ertelendi. Biraz moralim bozuldu ona da. Ama iki yeni kitaba başladım, sonra bahsedeceğim bundan.
Sen bu arada iyisin çok şükür, mutlusun ve akıllısın. Eylül için Bodrum Çocuklar Evi'ne kaydını yaptırdık. Kontenjan açılırsa öncesinde de gidebilirsin belki. Dilerim, Bodrum nedeniyle sevdiklerinden uzak kalacak olman senin için bir yara olmaz. Gerçi uzun aralar vermeye niyetim yok İstanbul'a. Hayat seninle güzel bebeğim, iyi ki bizimlesin.





