Evet bebeğim dün hastaneye gittik ve babanla benim iyileştiğimiz, doktor tarafından da onaylandı. Koronayı yendik yani ailecek. Binlerce kez şükürler olsun. Bu süreçte çok tatlı doktorlarla iletişim kurduk. Sen de onların muayenelerini dikkatle izledin. Eve gelince de: "Anne ben büyüyünce doktor olucam, böylece siz hasta olunca hastaneye gitmemiz gerekmez, ben sizi muayene ederim" dedin. Ne tatlı bir dilek. Ne yalan söyleyeyim, seçeceğin mesleğe karışmayı asla düşünmesem de hayalimde doktor olman vardı hep. İnşallah eğer gerçekten istiyorsan ve mesleğini yaparken mutlu olacaksan, olursun. Bu da iyileşmiş, şımarık annenin gizli bir dileği olsun. Ve sana çok yakışacağına eminim bu arada.
Bu blog aslında sadece bir kişi için açıldı. Şu an karnımda kendi kendine oyunlar oynayan ve her geçen gün hızla büyümeye devam eden bebeğim için. Her yazı, senin için tuttuğum bir dilek içerecek bebeğim. Bir gün okuyabilmen dileğiyle...
20 Nisan 2021 Salı
7 Nisan 2021 Çarşamba
201. Bu günler geçsin ve Bodrum'a gidelim
Kuşum...
201. dilek hakkımı bu kez ailemiz için kullanmak istiyorum. Bu Corona belasından bir an önce sapasağlam kurtulup köyümüze gitmeyi her şey den çok istiyorum şu an. Baban da yakalandı maalesef ve sen ikimizin arasında perişan oluyorsun. Bu akşam 6. akşam, 38 derece ateşle yazıyorum bu satırları. Babanda ateş yok, evin ve senin sorumluluğunu o aldı. Anneanneler, babaneler yemek taşıyor. Ve en ama en önemlisi senin hiçbir şeyin yok. Sadece biraz zayıfladın, iştahın gitti. Yaklaşık 1 hafta sonra atlatmış olacağız inşallah. Yeter ki hastaneye düşmeden bitsin bu süreç. Senin bu günlerde yaşının üstünde anlayışlı ve olgun tavrına gözlerim doluyor. O küçücük omuzlarına istemeden yüklediğimiz zorunluluklar için kahroluyorum. "Seninle yatmayı çok özledim anne" derken sesinin titremesi içime dokunuyor. Seni kocaman, sınırsızca öpmeyi çok ama çok özlüyorum. Geçecek bebeğim. Motorları maviliklere süreceğiz.
3 Nisan 2021 Cumartesi
14 Ocak 2021 Perşembe
193. Anneannen ve dedenle uzun zaman geçir
Pıçırım!
Geçen hafta baban ve eşyalar Bodrum'a gitti. Araya hafta sonu sokağa çıkma yasağı da girdiği için toplam 6 gece anneannenlerde kaldık. Senin için eğlenceli, benim içinse ne yalan söyleyeyim dinlendirici bir haftaydı. Dedenle de anneannenle de özel bir iletişimin var, ikisiyle de farklı tatta deneyimler yaşıyorsun ve buna bayılıyorum. Umarım daha uzun yıllar bir arada oluruz ve artık rahatça sarılabileceğimiz günler yakındır. Bit artık Covid 19!
Bu arada Bomonti artık oturdu iyice, sevmeye de başladım gitgide yerleşmeye, benimsemeye ve yaşamaya başladıkça, emek verdikçe kenarına, köşesine. Artık Bodrum için gün sayma vakti. Ama kar geliyormuş bu hafta ve bil bakalım kimin doğum günü kapıda... :)
3 Aralık 2020 Perşembe
189. Bodrum evinde mutlu ol
Çiçeğim, 1 ay olmuş yazmayalı... Niye ihmal ettim burayı anlamadım. Birçok belirsizlik ve rutin vardı, belki de o yüzden canım yazmak istemedi. Ama şimdi önemli gelişmeler var. Geçen hafta biz gözümüzü karartıp Bodrum'a gittik. Ya şimdi ya hiç diye düşündük çünkü Covid-19 aldı başını gidiyor. Yine kısıtlamalar, yasaklar başladı. Durum ve vaka sayısı geçen kıştan bile beter. Neyse gittik ve kararımızı -zor da olsa- verdik. Gümüşlük'te havuzlu bir villayı 1 seneliğine kiraladık. Hem köyiçinde hem şehre çok yakın, çok tatlı bir ev. Şimdi iki hafta içinde önce Bomonti'ye sonra da Bodrum'a taşınıcaz. Heyecanlı günler, yorucu saatler bizi bekliyor ama değer. O ev bizim için bir deneme sürüşü olacak. Bakalım Bodrum'lu olmak nasıl bir şeymiş... Senin de orada mutlu olmanı diliyorum güzelim, şans yanımızda olsun da bu pandemide kazasız belasız taşınalım inşallah. Belki bir sonraki yazı oradan olur.
24 Ekim 2020 Cumartesi
187. Bacağındaki yara geçsin
Miniciğim,
Bacağının iç kısmında 2 ay kadar önce elips şeklinde bir yara çıktı. 2 doktor, 2 ayrı teşhis (egzama-mantar) ve 2 farklı merhemle ilerledik ancak bir sonuç alamıyoruz. Tam geçer gibi oluyor yeniden alevleniyor, alerjik bir şey mi bilemiyorum ancak çok canım sıkılıyor bu duruma. Gerçi doktor önemli bir şey olmadığını belirtti ve verdiği merhemi iki hafta daha kullanman gerekiyor tedavi için ama çok kaşınıyor ve seni rahatsız ediyor diye üzülüyorum. Umarım yakın zamanda geçer, kurtuluruz.
| Şu zamana kadar maske takmama konusunda kesin kararlıydın, biz de ısrar etmedik takman konusunda ama bir anda fikir değiştirip hevesle takmaya başladın nedense. Neyse isabet oldu bu dönemde. |
26 Mayıs 2020 Salı
172. Sevdiklerinden en fazla 2 ay ayrı kal
| Sokağa çıkma yasağı sebebiyle birbiriniz dışında kimseyi görmeden geçirdiğimiz ilk ve umarım son bayram! |
![]() |
| Minimum sosyal hayat, güçlenen aile bağları, özlenen insanlar,sadelik ve doğaya yakınlık anlamında bizim için Bodrum'daki hayatın bir provası oldu bu süreç aslında. |
![]() |
| Ekin ve site parkı iyi ki var. İkiniz de bu süreci fazla etkilenmeden yaşayan şanslı azınlıktaki çocuklardansınız. |
2 Mayıs 2020 Cumartesi
170. Haziran başında Bodrum'da ol
Neyse umarım ülkemizde ve tüm dünyadaki olumlu yönde gelişmeler devam eder ve bayramdan sonra mesela Haziran başında Bodrum'a gidebilecek kadar iyileşiriz. Bugünkü dileğim de bu olsun.
| 23 Nisan'da balkonu süsledik. |
5 Nisan 2020 Pazar
168. Renklerini koru
Soğuk, yağmurlu bir pazar sabahı, sen yanımda telefonun haritasına bakarken yazıyorum bu yazıyı. Gerçi günün pazar olmasının bir önemi ya da özelliği kalmadı bugünlerde. Tarihler, sayılar, umutlar, üzüntüler, özlemler birbirine karıştı. Dünden itibaren 0-20 yaşa da sokağa çıkma yasağı geldi. 65+ zaten uzun zamandır çıkmıyordu. Yani demek oluyor ki seninle uzunca bir süre sadece bahçede ve bizim sokak çevresinde takılacağız. Gerçi zaten öyle yapıyorduk. Bekliyoruz. Ailece, sülalece, hatta tüm dünya insanları olarak bekliyoruz. Bu günler geçecek biliyorum. Bunu yaşamamız gerekiyormuş demek ki. Kayıplarımız olmasın yeter ki, iyi anlamda bir şeyler çıkaracağımız kesin bu salgından. En önemlisi de aslında ne kadar mutlu olduğumuzu fark etmek olacak. Eminim ki insanlar bundan sonra doğaya karşı daha saygılı olacak, hayvanlara daha çok şefkat duyacak, gereksiz tüketim yapmayacak ve ailesine daha çok, sıkı sıkı sarılacak.
24 saati bir arada geçirdiğimiz bugünlerde seni daha iyi tanımak ve her gün yeniden keşfetmek, bana en iyi terapi. Hafızan o kadar şaşırtıyor ki beni... Bazen benim bile unuttuğum olayları hatırlamana inanamıyorum. Her an yeni bir oyun kurabilirsin. Yaratıcılığın sıra dışı. Ve bazen olaylarla ilgili öyle bağlantılar kuruyorsun ki akıl süzgecinden geçirip, büyüleniyorum. Ama aynı zamanda duygusallığın ve kırılganlığın seni çok özel kılıyor. Benim gökkuşağımsın sen. Renklerini koru her zaman dilerim. Şimdi olan bir şeyi aktarayım. Ben bunu yazarken sen masada kuşburnu reçeli ve ekmek yiyordun. Sonra bana dönüp dedin ki: Anne güzel geçiyor! Bi yandan konuşalım mı? Seni seviyorum bebeğim.
23 Mart 2020 Pazartesi
167. Biz yaşlanırken yanımızda yaş al
Korona hayatımızı, dünyanın dönüş hızını, günleri, geceleri, insanları ve doğayı tamamen değiştirdi. Karantinadayız. Market ve eczane dışında bir yere çıktığımız yok. Uzun süre de bu böyle devam edecek belli ki... Bu arada Venedik'te balıklar yeniden ortaya çıktı, tavşanlar parklara geri döndü, karbon salınımı azaldı. Ve bir virüs sayesinde dünya kendini temizlemeye başladı. Doğa, yıllardır hunharca kullanıp ondan söküp aldıklarımızı geri almanın yolunu buldu bir şekilde. Diğer yandan vaka ve kayıp sayısı artmaya devam ediyor bizde de. Biliyorum ki sen bugünleri merak edip neler yaşandığını öğrenmek istediğinde internette çokça rapor, haber ve araştırma bulacaksın ileride. Hatta ben de her akşam kısa notlarla Korona Günlükleri tutuyorum. Umarım bir süre sonra aşı ve ilaçlar bulunur ve onları seninle birlikte okuruz. Ben şimdi, sen yukarıda uyurken içimden geçenleri yazmak istedim sadece.
Birkaç gündür burnun tıkalıydı ve bu gece uyurken kuru kuru öksürdün, bittik babanla. Biliyorum bu bir soğuk algınlığı. Ama son dönemde hassasiyetimiz öyle çok arttı ki sana karşı. Kaygılıyım kuşum. Büyüdüğünü görmek, seninle tatillere gitmek, yeni evimize yerleşmek, sevdiklerimizle yeniden buluşmak istiyorum. Ve fakat bugünler çok da umut vadetmiyor. İnsan geleceğe özlem duyar mı? Duyuyorum. Genç kız olup seninle karşılıklı kahve içmelere, kitaplardan bahsetmelere, filmler izlemelere özlemim. Uzayan kollarınla bana sıkı sıkı sarılmana dair hayallerim... Bazen "Hayata güven, akıp gidecek, akışa güven" diye geçirip içimden rahatlıyorum bazen de panik halde umutsuzluk çukurunun en dibini görüyorum. Senin için de korkmaya başlıyorum o vakitler. Ama neyse ki virüs çocuklara zarar vermiyor. Bunu biliyoruz, tutunduğumuz tek dal da bu zaten.
Dışarıda kayıp bir bahar akıp giderken içeride seninle oynayınca birden bir leylak açıyor buralarda. Gülümseyince sen papatyalar fışkırıyor tazecik topraklardan. Al güller, mor salkımlar taşıyor bahçelerden sen beni öpünce. Sen kızgınken koskoca duvarlar un ufak oluyor öfkenden. Bu hastalıktan korkuyorum evet ama beni koruyan bir korku bu galiba, yoran değil. Seni şimdi doya doya yaşarken korkunun grisini bir kenara itmeyi başarıyorum. Sana, sevgine ve hayatın o kendinden yanmalı, devinimli haline güveniyorum. Geçecek bu günler diyorum. Sağlıklıyız ve bir aradayız önemli olan bu. Biz yaşlanalım sen de bizim yanımızda yaş al kuzucuğum. En büyük dileğim, her zaman bu olacak. Bir pandeminin içinde, doğurup dünyaya getirdiğim sana bakarken başına gelecek tüm dertlerden duyduğum suçluluk duygusu, aramızdaki o özel şeyi düşününce hafifliyor. Yine de sebebin oldum kuşum, getirdim seni buralara, şimdi önümüzde gözle görünmeyen canavarlar. Umarım bu yazıyı okuduğunda insanlar dünyaya, toprağa ve tüm canlılara saygılı bir yaşamı benimseyebilmiş olur. Belki bu günler, o günlerin gelebilmesi içindir.
![]() |
| evdekal |
16 Mart 2020 Pazartesi
166. Minnettar ol
Ve bu kaos ortamında bizim evin satışının gerçekleşmesi ne acayip bir şeydir. Sonunda oldu, kafamızdaki rakama yakın bir tutarla bu evdeki maceramızın sonuna geldik. Sen burada doğdun, büyüdün ve bu ev benim için özellikle o sebepten çok önemli. Tadını çıkardık ama yeterince. Artık başka yollara düşme, başka keyifler tatma zamanı. Bodrum hayalimiz var. Onu daha sonra anlatacağım. Ancak şimdi dileğimi yazıp uyuyacağım. İnsan bazen etrafındaki küçük şeylerin onu ne kadar şanslı kıldığını unutuyor. Bazen yoksunluklar daha derin düşünmeyi kolaylaştırıyor. Ben de birçok şey için ne kadar minnettar olduğumu hatırladım bu zamanda. Öncelikle sağlıklı olduğumuz için, soframıza gelen yiyecekler için, dilediğimde sıcak suyla alabildiğim duş için, temiz suyu doyasıya içebildiğim için, senin neşen, babanın gücü için, hiç kesilmeyen elektrik için, internet için, sana bunları yazabildiğim ve ailelerimizi dilediğimiz an görebildiğimiz için minnettarım. Sen de ol.
![]() |
| İlk bisikletin için dedene minnettar olduğuna eminim! |







