12 Temmuz 2016 Salı

8. Kalbin çarpsın

Bebeğim,
İstanbul'a döndüğümüz günden beri hareketli günler geçiriyoruz. Baban yeni evin tadilat işlerine daldı. Bir yandan da babam yani deden için endişelendiğimiz bir dönemdi. Hastanede bir operasyon geçirdi dün. Neyse ki başarılı geçti ve gün geçtikçe daha iyi olacak. Sağlıklı günlerine dönmesini dört gözle bekliyoruz.

Çok sabırsızlandığım diğer konu ise seni görecek olmamdı. Babam konusunda rahatladıktan sonra tek düşündüğüm konu tekrar bu oldu. Çok şükür ki 12. haftadayız ve yarın doktor kontrolüm var. Ultrason ve bazı testler yapılacak. Umarım hepsi iyi geçer. Yeni doktorla da tanışacağız, bakalım iyi bir elektrik alacak mıyım Figen hanımdan...

Bugünkü dilediğimin öncelikle somut bir anlamı var tabii ki. Kalp atışının o kalbimi mutlulukla dolduran sesini yeniden duyabilmek yani... Ama aynı zamanda mecazi bir anlam da içeriyor. Hayatın boyunca yaptığın iş ne olursa olsun -insan hayatıyla ilgili bir buluş da yapsan, güzel bir makarna da- bunu kalbin çarparak, tutkuyla, ilgiyle, merakla, heyecanla yapman. Bilge insanlar mutluluğun ve dolayısıyla başarının ancak bu şekilde kapımızı çalacağı konusunda hemfikir. Seni seviyorum, yarın görüşmek üzere eriğim...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder