oyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mart 2021 Pazar

199. Vicdan azabı seni yormasın

Bebeğim,

Annelikte vicdan azabının hiç eksik olmadığını duymuştum bir yerlerden. Yaşadığın şartlar, olanakların, çocuğuna maddi manevi verebildiklerin ne olursa olsun bunu yaşıyorsun. Her zaman tam tersi seçeneğin daha iyi olup olmadığını sorguluyorsun çocuğun için. Ya da yeteri kadar iyi bulmuyorsun ilişkinizi, ona sunabildiklerini. 

Şu dönem kaynağı belirsiz bir iç sıkıntısı içindeyim. Bu geçici mi, son bir senede yaşananların birikimi mi bilmiyorum. Kolay süreçler değildi ve halen devam ediyor. Corona, evin satışı, iki ayrı yere taşınma ve en önemlisi Mesut'un kaybı... Bu aralar endişem, acaba seninle yeterince oyun oynayıp oynamadığım... Açıkçası bunu bazen hiç istemiyorum, zor geliyor çok. Ama buna da yemek gibi, uyku gibi ihtiyaç duyduğunu biliyorum. Oyunsuz günümüz yok ama bunu şevkle yapmadığım için de vicdan azabı duyuyorum. Bol bol sarılma, öpüşme, koklaşma komiklikler ve kahkaha ile idare ediyoruz bu dönem. Tebdil-i mekanda ferahlık vardır diyorum. İnşallah Bodrum'a gidişimizle ve baharın gelişiyle daha güzel oyun zamanları bizi bekliyor olacak. Senin için dileğim, vicdan azabı duyduğunda içini ferah tut. Geçerli bir sebebi ve çaresi vardır, yeter ki sağlık olsun.

Not: Şimdi yanıma yaklaştın şunu diyerek: Oyun oynayalım mı anne!






22 Şubat 2019 Cuma

138. Benimle oyunlar oyna

Canım kızım, biriciğim...

Bu aralar işin gücün, derdin, amacın, her şeyin "oyun". Gerçekten çocuklar için oyunun önemini biliyordum ama demek ki özellikle bu dönem bütün hayat oyundan ibaret. Legolar olmazsa olmazımız. Onlarla bakkal yapıyoruz, okulun bahçesi yapıyoruz. Oyun hamurlarına bayılıyorsun, zaten bir şeyleri bir şeylere benzetmeyi çok sevdiğin için sürekli onlarla bir şey yaratma ya da bize yarattırma çabasındasın. Resim yapma, boyama da vazgeçilmezin ve bu konuda cidden yeteneklisin. Sana doğum günü hediyesi olarak aldığımız Barbie evi, tüm oyuncaklarının aksine salonda değil, odanda duruyor ve odana girdiğin anda ona koşup dakikalarca oynuyorsun, bazen oradan ayrılmak istemiyorsun, ben yalnız iniyorum aşağıya. Puzzle'larla da bu aralar çok zaman geçiriyoruz. 4 parçalıları yapabiliyorsun. Ve tabii kitaplar, her daim 1 numaralı oyuncağın.

Oyunlarımız ise, saklambaç, yakalamaç, top, Ali Baba ve Kırmızı Köpek tombalası... Tüm bu oyuncaklar ve oyunlarda ya beni ya da babanı mutlaka yanında istiyorsun. Bizimle birlikte oynamak en büyük eğlencen. Yalnız başına çok kısa bir süre oynuyorsun, arkadaşların geldiğinde de birlikte değil de paralel bir oyun söz konusu. Bu da bu yaş için doğru olan...

Bazen çok yorgun olsam da seninle oynamak çok eğlenceli ve çağrını hiçbir zaman reddetmemeye çalışıyorum, baban da öyle... Birlikte oynayacağımız dönemler sınırlı, çünkü hızlı büyüyorsun ve belki de bir gün biz bir oyun oynamak isteyeceğiz ve bu senin için pek iyi bir fikir olmayacak! O yüzden tadını çıkarıyorum ve seninle çok çok büyüsen de oynayabileceğimiz bize özel bir oyunumuz olsun istiyorum. Bunu araştıracağım. Dileğim, böyle bir oyun bulmak ve bunu ikimiz kaç yaşına gelsek de oynamak. Seni seviyorum.




30 Aralık 2018 Pazar

132. Babanla oyunlar oyna

Mila'm... Dün hava soğuk ama güneşliydi ve attık kendimizi Maçka Parkı'na. Oh mis gibi hava... Seninle ve ağaçlarla saklambaç oynadım dün. O kadar güzeldi o kadar eğlenceliydi ki... Zaten sen büyüdükçe seninle oynamak daha eğlenceli bir hal alıyor. Büyüdükçe her şey daha büyüleyici oluyor. Benime oyunlar oynamaya devam et kızım. Ne kadar büyürsen büyü... Bu arada saklambaçı sana baban öğretti. İlk onunla oynamaya başladın evde. Beraber oynayın hep çünkü sizi izlemek öyle zevkli ki...


ı



24 Ekim 2018 Çarşamba

126. Benimle oyun oyna

Kuzucuğum kış kapıda... Çok sert hava koşulları olmadığı sürece seni her gün dışarıya çıkarmaya kararlı olsam da yaz aylarında olduğundan daha fazla evin içinde vakit geçireceğimiz açık. Seni arada bir oyun gruplarına götürüyorum, onların okul olduğunu öğrendin ve eğleniyorsun. Geçen gün de Zehra teyzenlere gittik. Ata, Eylül ve Demir'le buluştun yine. Artık birbirinizle daha güzel oynamaya başladınız, isimlerini biliyor herkes birbirinin ve eminim gitgide daha iyi olacak ilişkiniz. Ben de mümkün olduğunca seni eğlendirecek, aynı zamanda öğretici etkinlikler bulmaya ve uygulamaya çalışıyorum. Bunu sadece senin için değil kendim için de yapıyorum aslında. Zevk alıyorum hem bu araştırmadan hem de sana bir şeyler öğretmekten, birlikte bir şeyler öğrenmekten. Oyun bence anne babalara da bir şeyler öğretiyor. Mesela çocuklarının zorluklar karşısındaki tutumunu, sevincini nasıl yaşadığını, başarısızlık karşısındaki tutumunu. Kısacası çocuğunu tanımak istiyorsan onunla oyun oyna. Sen de benimle oyna bebeğim, kurduğum oyunlardan hiç sıkılma. Daima, şimdiki gibi...