Merhaba kuzum,
Kasım geldi, hava hala soğumadı Bodrum'da. Denize girilmiyor artık ama ürpertmiyor da, ısı kaynağına ihtiyaç duymuyoruz. Biz bir haftalığına İstanbul'daydık, dolu dolu geçti. İnciko'yu gördük anneanne, dede, teyze, Cem, kuzenler, babane, hala hasret giderdik. İnci'nin 40'ının çıkmasını kutladık. Aralık ortası gibi yine bir seyahat planlıyorum. Böyle sık sık görüşmek bana iyi geliyor. Dün döndük, bugün okuldasın, ben de yazılarımın başına geçtim. Baharat Sınıfı bu ay yayımlanıyor. Sonunda. Bir resimli çocuk kitabı daha yazdım ismi: İyi Seneler Kuzenler. Hem kuzenlerle hem yılbaşıyla ilgili bir şeyler yazmak istemiştim. Bakalım, inşallah hayata geçer. Diğer yandan Mutlu Mesut romanına başladım artık iyiden iyiye. Hatta bir kısmını Mesko dayının baş ucunda okudum ona. Bitirdiğim zaman da sonunu okuyacağım inşallah yine yanına gidip. Ve o kitabı ne yapıp edip yayınlatmanın bir yolunu bulacağım.
Sen bu arada meleğim. Güzel kızım, bilge kızım. O kadar büyüdün ki, o kadar genişledi ki kalbin, beynin. Sen büyüdükçe bilgeliğin de genişlesin. Kendine ve sevdiklerine şefkatin eksilmesin.