3 Eylül 2016 Cumartesi

19. İçini ferah tut

Kızım, bir tanem... Yine bir haftayı geçti sana yazamayalı. Bu haftam detaylı ultrasona dair kaygılar ve ev tadilatıyla ilgili streslerle doluydu. Sana kavuşmak için saatleri saydım desem yeridir. Endişe ve tedirginlikler hamilelik sürecinin olmazsa olmazı bunu anladım. Sadece hamilelik değil galiba, bir bebek rahmine düştüğü andan itibaren bir anne için kaygılar başlıyor ve çocuk kaç yaşına gelirse gelsin son bulmuyor. Anneliğin hamurunda olsa gerek bu. Kontrolden önceki gece tam bir parça da olsa huzur bulmuş, kendimi "Allah'a emanet" diyerek telkin etmiştim ki gecenin bir vakti baban bu konuda gerginliğini benimle paylaştı. Oysa o zamana kadar hiçbir şey dememişti bu konuda. Neyse ki endişelerimiz boşunaymış. Sen iyiymişsin çok şükür. Bugünkü dileğim, gerçekleştirmesi biraz zor dileklerden. Çünkü kaygılardan kaçış yok bu hayatta. Yine de içini bir parça da olsa ferah tutmak, seni rahatlatacak ve sana iyimserlik aşılayacak. Allah'a emanetsin kızım. 

Yarın taşınıyoruz. Bin tane aksilik çıkmasına rağmen moralimi bozmamaya çalışıyorum. Hep kendime, doktor kontrolünü iyi bir şekilde atlatırsam taşınmayla ilgili hiçbir sorunu kafama takmayacağımı söyleyip durmuştum. Sonuçta bunlar basit sorunlar ve her şeyin bir çözümü var. Sen yanımızda ol yeter. Seni seviyoruz.

Yolun yarısındayız tatlım!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder