28 Mart 2021 Pazar

199. Vicdan azabı seni yormasın

Bebeğim,

Annelikte vicdan azabının hiç eksik olmadığını duymuştum bir yerlerden. Yaşadığın şartlar, olanakların, çocuğuna maddi manevi verebildiklerin ne olursa olsun bunu yaşıyorsun. Her zaman tam tersi seçeneğin daha iyi olup olmadığını sorguluyorsun çocuğun için. Ya da yeteri kadar iyi bulmuyorsun ilişkinizi, ona sunabildiklerini. 

Şu dönem kaynağı belirsiz bir iç sıkıntısı içindeyim. Bu geçici mi, son bir senede yaşananların birikimi mi bilmiyorum. Kolay süreçler değildi ve halen devam ediyor. Corona, evin satışı, iki ayrı yere taşınma ve en önemlisi Mesut'un kaybı... Bu aralar endişem, acaba seninle yeterince oyun oynayıp oynamadığım... Açıkçası bunu bazen hiç istemiyorum, zor geliyor çok. Ama buna da yemek gibi, uyku gibi ihtiyaç duyduğunu biliyorum. Oyunsuz günümüz yok ama bunu şevkle yapmadığım için de vicdan azabı duyuyorum. Bol bol sarılma, öpüşme, koklaşma komiklikler ve kahkaha ile idare ediyoruz bu dönem. Tebdil-i mekanda ferahlık vardır diyorum. İnşallah Bodrum'a gidişimizle ve baharın gelişiyle daha güzel oyun zamanları bizi bekliyor olacak. Senin için dileğim, vicdan azabı duyduğunda içini ferah tut. Geçerli bir sebebi ve çaresi vardır, yeter ki sağlık olsun.

Not: Şimdi yanıma yaklaştın şunu diyerek: Oyun oynayalım mı anne!






21 Mart 2021 Pazar

198. Sevdiklerinden uzaklaşacak olmak seni üzmesin

 Canımm benim canımm...

Bodrum'a gidiş tarihimiz belli oldu.  5 Nisan. O zamana kadar bol bol ailemizle bir arada olma fırsatı yaratmaya çalışıyorum. Teyzen, kuzenlerin, annene ve deden, halan, babane ve deden, arkadaşların, benim arkadaşlarım... Hepsi ayrı ayrı kıymetliler. Bu arada pandemi devam ediyor. Sayılar hala çok yüksek ama büyüklerin çoğu aşılandı. İnişli çıkışlı bir psikolojideyim ben de. Mesko dayın hala ve her daim içimi kanatıyor ilk günkü gibi, gidecek olmanın stresi, Covid, ekonomik belirsizlikler derken aslında hepimiz bir kasvet bulutunda çırpınıyoruz. Baharat Sınıfı'nın çıkış tarihi de sonbahara ertelendi. Biraz moralim bozuldu ona da. Ama iki yeni kitaba başladım, sonra bahsedeceğim bundan. 

Sen bu arada iyisin çok şükür, mutlusun ve akıllısın. Eylül için Bodrum Çocuklar Evi'ne kaydını yaptırdık. Kontenjan açılırsa öncesinde de gidebilirsin belki. Dilerim, Bodrum nedeniyle sevdiklerinden uzak kalacak olman senin için bir yara olmaz. Gerçi uzun aralar vermeye niyetim yok İstanbul'a. Hayat seninle güzel bebeğim, iyi ki bizimlesin. 
















4 Mart 2021 Perşembe

197. Gümüşlük'te mutlu ol

 Melekkom, 

İşte Bodrum'daki evden ilk yazım sana... Henüz göç etmedik ama 1 haftalığına yerleştirmeye, tanışmaya, kaynaşmaya geldik. Yarın da dönüyoruz biricik İstanbul'a. Dileğim, burada mutlu olman ama sen zaten gelir gelmez sevinçle coşmaya başladın. Zaten genelde minik bi Polyannasın, sanırım bu özellik benden sana geçmiş. Baban karamsarlar karamsarı çünkü. Ev, bahçe, muhit, köy, çarşı, sahil o kadar güzel ki... Burayı, Gümüşlük'ü o kadar sevdik ki... Ve seninle yapacak o kadar çok şey var ki burada, düşündükçe içim heyecanla doluyor. Burası taze bir nefes oldu hepimize, başladığı gibi güzel devam etsin. Nisanda görüşürüz Bodrum.



İstanbul'da ancak Mayıs ayında ve kmlerce yol
kat ettikten sonra bulabildiğim gelinciğin Bodrum'da
Şubatta yol üstü kaldırımlarında karşıma çıkması...


Evden yürüyerek 15 dakikada ulaştığımız
Kadıkale sahili.

Evden yürüyerek yine 15 dakikada
ulaştığımız Gümüşlük sahili

Bodrum merkez Starbucks önü.




Evde ilk gece.






Dış kapıyı açınca gözümün gördüğü.




Canım benim.





18 Şubat 2021 Perşembe

196. Kara doy

 Bir tanecik kuşum...

Baban bir kez daha Bodrum'a gitti. Biz de anneannenlerde kaldık 5 gece, bir de teyzenleydi. Güzel geçti. Babanın döneceği gün kar başladı, biz de eve geçtik. Dün çok fazla kar yağdı, biz de ailece evin ordaki parka çıktık. Bol bol kartopu oynadık ve Japon bir kardankadın yaptık! Karda oynamanın mutlulukla ilgisi olmalı! İnsanı çocukluğuna götürüyor sanırım. Şanslıysak İstanbul'da senede bir kez yaşadığımız bir eğlence bu. Bodrum'a yerleşirsek belki o da olamayacak. Gerçi hava durumunu takip edip kar yağışına göre seninle İstanbul'a kaçmayı planlıyorum. :) Dün çok yorulduk, çok güldük. Senin de kara doyduğun günlerin bol olsun bebeğim.







5 Şubat 2021 Cuma

195. Sağlığın değerini bil

Bir tanecik yavru farem...

Geçen gün kulak ağrım ve peşinden çıkan boynumdaki beze için birkaç saatliğine hastanedeydik. Ciddi bir sorun yok, antibiyotikle geçecek diye umuyorum. Orada çeşitli tetkikler istenirken, o birkaç saat içinde hayatının aslında nasıl bir anda alt üst olabileceğini düşünüyor insan. Yakındığı tüm sorunlar önemini yitiriyor, öncelikler değişiyor, zaman farklı bir boyutta akıyor. İstediğin tek şey o hastaneden kötü bir haber almadan çıkmak oluyor. Uzun vadede en büyük dileğimin gerçek olmasını ummak...Yani senin büyüdüğünü , ayaklarının üzerinde durduğunu, hatta evlenip bizi anneanne-dede yaptığını görmek olan duam. Bir oh çekip hastaneden ayrılırken şükrettim ve sana da teşekkür ettim yavrum. O 3 saat boyunca hastanede sabırla, bize hiçbir zorluk çıkarmadan, kendini oyalamayı başararak beklemen paha biçilemez. Varlığın en güzel hediyem, en büyük şansımdır. Bugünkü dileğim ise, sağlığın için bir farkındalığın olması ve şükretmeyi unutmaman olsun.



Bu bahar gibi kış gününde, sen babanla babanede, ben de
tutuk boyunla dinlenmedeyken gökyüzü pembe oldu.
Hayatın güzelliği ve sağlığın değerine bir kadeh şarap kaldırmak
istedim ama yapamam antibiyotik yüzünden! SAĞLIĞIMIZA BEBEĞİM...

17 Ocak 2021 Pazar

194. Büyük resme bak

 Bir tanem, canımın içi, hayatımın ışığı...

Bugün tamtamına 4 yaşında oldun... Seni kucağıma, daha doğrusu karnıma aldığım andan beri hayatım değişti, kalbim genişledi. Sana olan sevgim; zamandan bağımsız, hiçbir kalıba sığmayan, kendine özgü ve aklımın almayacağı bir şekilde büyüyor seninle birlikte. İyi ki doğdun bebeğim. Gerçekten iyi ki benimlesin, daha çook uzun yıllar da birlikte olalım inşallah.

Bu yıl doğum günün Mesko dayının acısı zerre soğumamışken, pandeminin soğuk gölgesi altında çekirdek ailece seni mutlu etmek adına yaptığımız küçük bir kutlamadan ibaretti. Geceden sen uyurken kağıttan süsler hazırladım, balonları şişirdik ve yapıştırdık, hediyeleri günlerce dolapta sakladık ve sen bildiğin halde bunu sabırla bekledin. 




Sonuçta bir şeyler planladım işte az ya da çok. Ama yolunda gitmedi pek çoğu. Yaptığım  pasta çok kötü oldu, sabah uyanıp sevinçle süslemelere ve hediyelere koşmadın, saçını istediğim gibi yapmadın, videoya tıkladığımı sanıp tıklamadım mum üflerken, mumlar eridi. babanla küçük bir tartışmamız oldu vs. Ama ben bunlara takılmadım. Eskiden olsa muhakkak moralim bozulur, yüzüm düşerdi. Ama şimdi devam ediyorum, bana devam etme gücü verdiğin için 4 senedir, hatta 4 sene 9 aydır, teşekkür ederim yavrum. İyi ki doğdun. Ve doğum günü dileğim, yollarında taş olsa da, önemseme. Büyük resme bak.










14 Ocak 2021 Perşembe

193. Anneannen ve dedenle uzun zaman geçir

Pıçırım!

Geçen hafta baban ve eşyalar Bodrum'a gitti. Araya hafta sonu sokağa çıkma yasağı da girdiği için toplam 6 gece anneannenlerde kaldık. Senin için eğlenceli, benim içinse ne yalan söyleyeyim dinlendirici bir haftaydı. Dedenle de anneannenle de özel bir iletişimin var, ikisiyle de farklı tatta deneyimler yaşıyorsun ve buna bayılıyorum. Umarım daha uzun yıllar bir arada oluruz ve artık rahatça sarılabileceğimiz günler yakındır. Bit artık Covid 19!



Bu arada Bomonti artık oturdu iyice, sevmeye de başladım gitgide yerleşmeye, benimsemeye ve yaşamaya başladıkça, emek verdikçe kenarına, köşesine. Artık Bodrum için gün sayma vakti. Ama kar geliyormuş bu hafta ve bil bakalım kimin doğum günü kapıda... :)