28 Mart 2018 Çarşamba

102. Ayağına taş değmesin

Bebeğim. Artık yürüyorsun! Son birkaç gündür bağımsız bir şekilde atıyorsun kendini ortalara. Önce geçen hafta babanla benim aramda "git gel" yaptırdık sana. Küçük, kısa adımlar ve kucaklaşmalar... Sonra hafta sonu Pendik'te kaldığımızda daha uzun mesafelerde teyzenle deden arasında gidip geldin ve ilk kez kendi kendine, kimse gel dememişken birkaç kez cesaret edip ilerledin. İlginçtir ki sürüklenmeden emeklemeye geçişin de ilk kez anneanenin evinde olmuştu. Ve bu hafta baban çok yoğun çalışıyor, havalar da bozuk gidiyor, dolayısıyla evdeyiz ve sen yürüme işini çözdün kuzucum. Artık bir yerden bir yere emeklemekten çok yürüyerek gitmeyi tercih etmeye başladın. Bu beni nasıl mutlu ediyor bilemezsin, seni izlemek nasıl bir zevk bilemezsin. Tabii yine temkinli ve dikkatlisin ki bu harika bir şey. 

Anadolu'da bir deyiş var. "Ayağına taş değmesin" derler anneler yavrularına. Çok naif bir dilek. Zorluklarla, engellerle karşılaşma demek. Elbette hayat zorluklar, engeller ve taşlarla dolu, sen de rastlayacaksın onlara ama seni yıldırmasınlar, başa çıkmayı bil ve yürümeye devam et bir tanem.  Ben burada bu deyişi şu yürümeye başladığın günler şerefine hem soyut hem de somut anlamında kullanacağım. Yani aynı zamanda dilerim ki bir taşa takılıp düşmezsin Milakuş.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder