Bir kadına yukarıdaki cümleyi kuracağım hiç aklıma gelmezdi kuşum! Hemcinslerimiz ayakkabı sever, fazlasıyla sever hatta. Kendimden örnek vereyim hemen, bu sevgim ayakkabı tasarımı eğitimi almama, sonra da bunu meslek olarak yapıp para kazanmama yol açtı. Sonra battık o ayrı! Ayakkabı konusundaki doyumsuzluğum sanırım hiç bitmeyecek. Hamilelik ve doğumdan sonraki 1 yıl boyunca 1 ya da 2 ayakkabı almışımdır. Bu, hayatımda uzun süre ayakkabı almadan durduğum tek dönem oldu. Şimdi yine başladım fırsat buldukça almaya. Çünkü asla değişmez bir tutku bu bende.
Gelgelelim sana ve bu dileğimin nedenine... Yaklaşık iki haftadır pıtır pıtır yürüyorsun ve ben de daha önce karar verdiğim gibi sen yürümeye başlar başlamaz sana bir Adidas Stan Smith ayakkabı aldım. Kargoyla geldi ve ben bu özel anı ölümsüzleştirmek için videoya çektim. Sonuçta bu gerçek anlamda ilk ayakkabındı. Ancak ayakkabıyı sana giydirmeye çalışırken kıyametler koptu. Avaz avaz bağırmaya başladın, sakinleştirmem mümkün olamadı. Bırak yürümeyi ayakta durmak bile istemedin. "Cici cici" demem de kar etmedi ki bu taktiğimin işe yaramadığı hiç görülmemiştir. Belki ilk deneme böyledir diye birkaç kez daha yeltendim ama başarılı olamadım. Baban ayakkabıdan korktuğunu düşünüyor. Belki ağır ve büyük geliyor alışık olmadığın için ya da onları giyince yürüyemeyeceğini sanıp dehşete kapılıyorsun, bilemiyorum. Halanın aldığı Skechers'larda da aynı şey yaşandı. Ben de bugün tüm ağlamalarına ve karşı çıkmalarına rağmen ayakkabılarını giydirip kapının önüne çıkardım seni. Neyse ki yardımıma kediler yetişti. Onlar gelince biraz susar ve unutur gibi oldun. El ele yürüdük biraz, sonra bıraktım seni kendin de yürüdün. Hatta eğilip cici cici bile yaptın ayakkabılara. Ama yine de temkinliyim, fazla zorlamak istemedim seni, girdik içeriye. İkinci denemenin daha kolay olacağını düşünüyorum. Kapı önünde alıştıracağım seni ayakkabılara. Benim kızım nasıl ayakkabı sevmez! Öpüyorum o ayakları...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder