97. Kendine verdiğin sözleri tutmaya çalış
Bir tanecik kuzucuğum... Benim ve babanın doğum günü de geçti işte. Yılbaşı, senin doğum günün, Sevgililer Günü derken Ocak ve Şubat ayları kutlama ayları oluyor bizim için. Şimdi sakince baharı beklemenin vakti geldi. Bu kış kar yağmadı maalesef. Sadece biraz atıştırdı bir gün. Onu bile şaşkınlıkla izledin, kim bilir her tarafı bembeyaz görseydin nasıl bir tepki verirdin. Gerçi hala yağabilir belki de, ama muhtemelen seneye kaldı kar heyecanı.
Doğum günüm için babanın sürpriziyle Antalya'ya gittik 2 geceliğine. Ve inanılmaz güzel bir tatil yaşadık beraber. Geçen seneden sonraki en güzel geçen doğum günümdü. (Geçen sene sen 1 ay 3 günlüktün ve beraber ilk kez parka gitmiştik o gün.) Antalya'da hava müthişti, 22-23 dereceler arasındaydı ve biz ısıtmalı açık havuzda yüzdük beraber. Gerçi sen çok korktun hem kendinin hem de bizim girmemizden. Etrafta çocuk varken biraz daha cesaretliydin ama kısa süreliğine de olsa açık havuza da kapalıya da girdin. Her tatilde daha çok deneyim kazanıyoruz ve çok daha mutlu anlar yaşıyoruz, hem büyüdüğün için hem de birbirimizle gittikçe daha çok eğlenmeye başladığımız için. Biz çok güzel bir üçlü olduk kuşum. Çok seviyorum seyahat eden bizi. Dün de babanın doğum günüydü ve ilk kez meyhaneye gittin! Bizim buradaki Leyla Meyhanesi'ne gittik yine sadece 3'ümüz. Sen sıkıldığın için kısa sürse de tatlı bir anı oldu işte.


Gelelim bu dileğin konusuna. Artık iyice hareketlendiğin ve bazen gündüz tek sefer uyuduğun için boş vaktim gittikçe azaldı. Okumak istediğim dergiler, kitaplar, izlemek istediğim filmler var ama hiçbiri için zamanım yok. Sen uyurken ya sırada bekleyen ev işini yapıyorum ya da bir dizi izleyip kafamı dağıtıyorum. (Fringe izliyorum bu ara 2. kez) Bazen bu bloga yazmak bile zor geliyor, kafamı toparlayamıyorum. Geçici bir dönemdir belki ama enerjim azaldı. 40 yaş sendromu mudur nedir! Ama asıl beni rahatsız eden, doğum günümden sonra başlamaya karar vermeme rağmen hala yazmak istediğim masal kitabına başlayamamış olmak. Kendimi o disipline sokamıyorum. Aslında günde 1 saat bile yazsam yeter. Ama hangi 1 saat? Belki de geceleri 1 saat az uyumayı göze alıp, kendime bir kahve yapıp yazacağım. Ama bunu mutlaka yapacağım. Diğer tutamadığım söz ise seninle ve uykularınla ilgili. Sanırım herhangi bir şekilde "uyku eğitimi" ya da "emmeden uyutma" gibi bir çabaya giremeyeceğim. Oluruna bıraktım, çünkü bu yaz da emzirmeye karar verdim seni. Hazır sütüm varken, sen emmeye bu kadar düşkünken ve sayısız yararını bilirken seni ondan ayıramam. Zaten benim için de kolay olmayacaktı. Belki sen 20-21 aylık olduğunda daha kolay olur vazgeçmemiz ikimizin de...
Neyse, sadece başkalarına değil kendine verdiği sözleri tutamayınca da rahatsız olur insanlar kızım. Dilerim sen bu sıkıntıyı hiç yaşamazsın ya da mümkün olduğu kadar az yaşarsın. Öpüyorum ve yatıyorum, çok uykum var.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder