1 Şubat 2017 Çarşamba

49. Güzel emmeye devam et

Mila'm, kuzucuğum, biricik kızım benim. Dün sen doğalı 15 gün oldu. İlk kez seni bırakıp çıktığım gün de dündü bebeğim. Ptt'ye kadar gittim geldim 1 saatliğine. Sen anneannenle baş başaydın. Ben sokaklarda kalbim pır pır telaş içinde, gözlerimin önünde yüzün koşuşturup durdum işte. Bir an önce sana kavuşmak istedim, hafif bir vicdan azabıyla doldu içim. Anneliğin yeni tanıştığım acayip duygu durumlarından birini daha yaşadım yani. 

Doğduğundan beri anneannen yanımızda neyse ki... Sana, bana öyle yardımcı oldu ki... Alışma sürecine onun sayesinde daha kolay adapte oldum. Tabii ki yine de, uykusuzluk kolay değil. Yorgunluk baki, dinlenmek geçici. Ama sen öyle güzel bakıyorsun ki gözlerime, öyle bir gülüyorsun ki bazen, evet dedikleri doğruymuş unutuluyor tüm zorluklar. Annelik hakkında duyduğum tüm klişeler gerçekmiş. Tüm gerçekler güzelmiş. Biraz uykusuzluktan, biraz mutluluktan hafif kafa güzel dolaşıyorsun evin içinde. Tamamen sana muhtaç olan bir insan beliriyor ortalıkta ve birdenbire fark ediyorsun ki sen de ona muhtaçsın aslında. Neyse ki emzirmek tahminimden çok daha kolay, çoooook daha güzelmiş. Muhteşemmiş hatta. Şükürler olsun. Sen de bunu çok kolaylaştırdın bebeğim, teşekkür ederim. Baban da bu süreci güzel atlatmam için elinden geleni yapıyor, sana bayılıyor. Şu sıralar biraz hasta, burnu akıyor ve sana dokunamıyor diye çıldırıyor.

Bu yazının bir bütünselliği oldu mu bilemiyorum. Malum güzel kafalar, karşımda beşiğinde uyurken çaktırmadan yazmalar... Şu 15 gün içindeki ziyaretçilerimizden de bahsedeyim. Babanen, deden, halan, diğer deden, teyzen, Esra teyzen, Nihat dayın, yengen ve Deniz geldiler. Daha da gelenler olacak mutlaka. Ailenin gözbebeği oldun bebeğim. İyi ki geldin. Son iki aydır çok hasta olan ananeme de iyi geldin.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder