19 Ağustos 2016 Cuma

16. Güzel dostlar edin

Kuzucuk, bebeğim sana yazmayalı 1 haftayı geçti farkındayım. Bu ev, tadilat, taşınma işlerinin içinde boğulmak üzere olan anne-baban var şu sıralar. Hatta dün İkea'da hatırlamadığım bir sebep yüzünden birbirimize girdik. Sebep belki de başlıbaşına İkea'ya bu ay içinde 17161181. kez gitmemizdi! Neyse az kaldı. Hem taşınmaya hem bir sonraki ultrasonda seninle yeniden karşılaşmaya.

Bugün bambaşka konudan bahsetmek istedim sana. Arkadaşlıktan, dostlardan konuşalım biraz. Arkadaşlar, çocukken beraber oyun oynadığın, ders çalıştığın, bazen küstüğün, sonra şıp diye barıştığın senin yaşlarında insanlarken, büyüdükçe asıl anlamlarına kavuşurlar. Genç kızlığa adım attığın günlerde çok iyi anlayacaksın bunu. 5 sene önce bebeğini kıskandığın çilli kız, sırdaşın, dert ortağın, birlikte eğlendiğin, dağıttığın, omzunda ağladığın dostun oluverecek belki. Daha da büyüdüğünde, hayata gerçek anlamda adım attığında ise kah geçmişten beri süregelen, kah hayatına yeni giren arkadaşların olacak. Bazılarıyla yollarınız ayrılacak, bazılarıyla beraber devam edeceksin yolculuğa.

Umarım, güzel dostlar edinirsin kızım. Ve onların değerini bilirsin. Çünkü arkadaşlar bazen aile kadar önemlidir insan hayatında. Hatta çoğu zaman kararsız kaldığın ya da seni üzen bir konuda ailenden daha objektif yorumlar yapmayı başararak ufkunu açarlar. Mutluluğunu, acını, başarını, hayal kırıklıklarını içtenlikle paylaşabilecek hayat arkadaşların hep olsun etrafında. Sadece sana benzeyen kişilikler de olmasın bunlar. Hepsi farklı çeşnilerde olsun ki sen de farklı tatlarla kendini ve ruhunu besle. Farklı bakış açıları sunun birbirinize, farklı bakın hayata. Zenginleştirin birbirinizin kişiliğini. 

Acaba senin ilk arkadaşın kim olacak? Belki de karşı cinsten bir tosuncuk olur. Olamaz mı, olabilir.







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder