28 Haziran 2022 Salı

230. Özle beni

Vay be Milakuş! İlk kez buraya bir şey yazmadan geçirdiğim bir ay oldu geçen Mayıs. Zaten Haziran'ın da sonlarına yaklaşıyoruz. Yazmaya yanaşmamamın nedenlerini düşündüm ve buldum. Artık seninle zaten her şeyi konuşabiliyorum, seninle ilgili dileklerimi yüzüne karşı da söyleyebiliyorum ve bunun üzerine konuşuyoruz. Çok çok büyüdün, arkadaşım oldun artık. Binlerce şükür. O nedenle buralara eskisi kadar sık uğramayabilirim ama tamamıyla da bırakmış değilim. Ara ara yine yazacağım, fotoğraf koyacağım elbet. Burası benim için çok özel bir sığınak, senin içinde de gelecekte bir hazine olacağına eminim. Burada hem toplumsal olaylar var hem senin biricik hayat maceran. Çok kıymetli.

Mayısı kısaca bir özetlemek gerekirse... Teyzenler İstanbul'dan, sen ve ben Bodrum'dan Ören'e gittik ve anneannenle dedene büyük bir sürpriz yaşattık. 7 saat boyunca süren baş başa yolculuğumuz da çok güzeldi.







Sonra dedenlerle birlikte Bodrum'a döndük ve üç gece bizde kaldıktan sonra hep beraber İstanbul'a gittik. Baban burada kaldı. İki haftadan fazla bir süre boyunca Pendik'teydik. Arkadaşım Füsun'un düğünü vardı. Mesko dayının ise duası... 







Bir ay kadar önce döndük tekrar Bodrum'a. Okula başlar başlamaz salgın bir hastalığa yakalandın, kusmalı ateşli. Sen ve sınıftan 8 arkadaşın. Neyse ki atlattınız. Sonra mezuniyet gününüz düzenlendi. En yakın üç arkadaşın, Kiraz, Derya ve Mila mezun oldu, seneye yoklar okulda. Aslında senin de ay hesabıyla ilkokula gitme hakkın vardı ama sınıfın en küçüğü olacaktın ve biz bir sene daha anaokulundan yana yaptık tercihimizi. Mizacını göz önüne aldık bu seçimi yaparken. Umarım iyi bir karadır. Geçen hafta da okul 1 hafta tatile girdi, biz de Pişi'nin doğum günü vesilesiyle arkadaşlarını eve çağırdık. Havuza girdiniz, çok eğlendiniz. Ben bu cuma iki günlüğüne İstanbul'a gidiyorum, siz babanla baş başa kalacaksınız. Küçük baba kız yaramazlıkları yapıp çok eğleneceğinize eminim ama yine de beni özle küçüğüm.

















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder