Baban üniversitedeyken tiyatro oyuncusuydu biliyor musun? Hatta Harbiye Muhsin Ertuğrul, Kadıköy Haldun Taner sahnelerinde Godot'u Beklerken'i oynadığı da var. Sen de bugün ikinci oyununu izledin. İlkine babanla gitmiştin. Aşkın, Niloya'nın tiyatrosuydu. İlk baba-kız gününüz bir tiyatro oyunu olmuş oldu. Ne de güzel oldu böyle denk gelmesi...
Bugünkü ise arasıra izleyip şarkılarını dinlediğin Sevimli Dostlar'dı. Babanın işi çıktığı için benimle birlikte gittin. Niloya kadar hoşlanmasan da ilgiyle izledin. Tabii ki tamamını değil... Ama önemli olan zaten tiyatronun ne demek olduğunun, sana neler hissettirebileceğinin tadına bakman... Ben de tiyatroyu çok severim, sen doğmadan önce babanla sayısız oyuna gittik. Dot, Krek, Dostlar Tiyatrosu. Vay be Dostlar Tiyatrosu'ndan Sevimli Dostlar tiyatrosuna... :) Hayat böyle değiştiriyor insanı ve bu değişiklik nasıl da mutlu ediyor... Şimdi sana bu son cümleyi okusam kesin "BÖÖYLE" derdin, bu aralar nasıl sorusuna cevabın hep bu çünkü!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder