16 Mayıs 2018 Çarşamba

108. Bir yol bul

Milakuşum, seninle birlikte 2. (aslında 3. denebilir, ilkinde karnımdaydın ama henüz mutlu haberi almamıştım) Anneler Günümüz geldi de geçti bile. Çok da güzel geçti. Bir mangal partisi yaptık ve anneannen, deden, teyzen ve Cem, Cem'in annesi, Zinkler ve Esra teyzenler de geldi.



O gün aynı zamanda hastanede hamile olduğumu öğrendiğim günün tam 2. yıldönümü oluyordu. Ama kesin emin olmak için iki gün sonra bir test daha yapılması gerekiyordu ki o da Salı gününe yani düne denk geldi. Benim için özel olan bu gün için bir plan yapmıştım bir süre öncesinden. Çocukluğumdan hatırladığım kırlarda koşup gelincik toplama hayalimi yeniden, bu sefer çocuğumla gerçekleştirmek istedim. İstanbul'a yakın gelincik tarlalarını araştırdım. En uygun seçenek Çatalca civarıydı. Orada İnceğiz köyünde pek çok gelincik tarlası olan fotoğraf gördüm Instagram'da. Ve sabah, daha kahvaltı bile etmeden atladık arabaya, köşedeki simitçiden bir simit alıp paylaştık seninle, yiye yiye koyulduk yola. Navigasyonu açmıştım tabii. Yaklaşık 1 saat sonra Çatalca sapağından saptık. Otoyol kenarında bile gelincikler görmeye ve havanın mis kokusunu duymaya başlayınca heyecanım arttı. Fakat Çatalca sapağından sonra navigasyon saçmalamaya başladı. Birden u dönüşleri yaptırmaya başlattı bana, İstanbul yönüne yönlendirdi falan. Tam artık ne yapacağımı şaşırmışken patika bir yol çıktı karşıma. Ve ben de bir an düşünüp navigasyonu kapadım ve saptım oraya. O kimsenin olmadığı toprak yol kenarında gelincikler, papatyalar ve sarı, mor farklı renklerde kır çiçeklerinin olduğu bir arazi çıktı karşıma. İşte aradığım buydu ve bu kadar basitti aslında. Navigasyonu tekrar çalıştırıp illa ki o köye gitmeye çalışabilirdim ya da panik olup aniden dönüş kararı alabilirdim (sen de huysuzlaşmaya başlamıştın artık). Yapmadım. Pratik düşünüp hızlıca karar verdim. Ve istediğimi aldım. Orada ikimiz çiçeklerin, böceklerin, taşın, toprağın, ağaçların, çalıların arasında çok güzel bir yarım saat geçirdik. Çiçek topladık, fotoğraflar, videolar çektik, sen toprak yola ellerini sürterek çok eğlendin. Hatta biraz emzirdim bile seni. Acaba yılan çıkar mı korkusu olsa da kırlara daldık beraber, çekinmedim. Yani diyeceğim o ki Mila, her zaman planladığın şeyi birebir uygulamak en doğru ve güzel yol değildir. Bazen en güzel yol patikadır. Sen yeter ki sapağı kaçırma.








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder