Bu arada son 1 haftadır baban inanılmaz yoğun. Yetiştirilmesi gereken bir iş aldı ve bizimle olduğu zamanlar azaldı. Yine de her gün mutlaka aşağıdan kaçıp seni görmeye geliyor. Ben de dünü anne-kız cumartesisi ilan edip seni kaptığım gibi çıktım evden. Aslında Contemporary İstanbul'a götürmek istiyordum seni ama bilet fiyatları geçen senelere oranla inanılmaz pahalıydı. Biraz da kendi çapımda protesto ederek bu durumu, gitmekten vazgeçtim. Umarım seneye gideriz. Hem senin için de daha iyi olur, daha çok izleyip daha çok şey anlarsın diye düşünüyorum. İpek hanım'dan süt ve bebek bisküvisi alışverişi yapıp Zorlu'ya gittik biz de. Orada Eataly diye bir market/restoran var. İçerideki her şey İtalyan! Çok severim, hatta hamileyken de seninle oraya gitme hayalleri kurmuştum. Ben güzel bir pizza ısmarladım, sen de önden gelen ve en az pizza kadar lezzetli olan zeytinyağlı ekmekten tırtıkladın! Marketten de ekmek, mozzarella ve şarap alıp evin yolunu tuttuk. Böylece ilk resmi anne-kız cumartesimizi tamamladık. Bu günümüzün içeriği zamanla değişir tabii, işin içine sinema, tiyatro girer, belki mini bir tatil girer, ama önemli olan böyle bir rutinimizin olması Miloşum. Yaşımız kaç olursa olsun.
Bir de ailece gittiğimiz ilk düğün olan Murat dayının düğününden fotoğraf koymadığımı fark ettim, içim rahat etmedi, onu da aşağıya yapıştırıyorum. Seni çok seviyorum minik kuşum. Yukarıda mışıl mışıl uyuyorsun, birazdan yanına gideceğim. Aynı odadayız bu gece, çünkü baban sabahçı. Muhtemelen sabaha karşı dayanamaz yanıma alırım seni kuzucuk.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder