Mila'm benim, mis kokulu meleğim... Baban sana bir isim taktı: Kuş üzümü. Bana da tanıştığımızdan beri üzüm der. Sen de onun kuş üzümüsün işte... Canımsınız benim. Sabahtan beri aralıksız yağmur yağıyor bugün. Kapkaranlık bir hava var. Bugünden itibaren kış geldi bence. Sonbahar bitti artık. Bu demek oluyor ki sana kavuşmamıza da gerçekten çok çok az kaldı.
Cumartesi akşamı Pınar teyzen doğum yaptı. Yani Aren Demir geliverdi dünyamıza. O kadar tatlı ki... Senin arkadaşlarından biri olacak o da. Aranızda bir buçuk ay olan arkadaşın... Zehra teyzenin ikizleriyle de galiba aynı günlerde açacaksınız gözlerinizi dünyaya. Sağlıkla, mutlulukla... Hep bunun için dua ediyor anneleriniz. Benim artık gerçekten kocaman bir karnım oldu. İçinde de sen her gün biraz uyuyor, biraz tekmeliyor, biraz hıçkırıyor, biraz büyüyorsun. Babanla sabahları uyandığımızda sen de bizimle uyanıyorsun ve hareketleniyorsun içimde. Biz de heyecanla dinliyoruz seni. Şimdiden müthiş bir mutluluk. Bir de yanımızda yattığında, ellerini tuttuğumuzda, ayaklarına baktığımızda neler hissedeceğimizi tahmin edemiyorum. Hayali bile öyle inanılmaz ki...
Cuma doktor kontrolümüz var. Bakalım bu sefer bize poz verecek misin? Lütfen ver, özledim yüzünü. Dönüşte yazacağım bebeğim. Sonra da iki geceliğine anneannenlerde kalmaya gideceğim bir aksilik çıkmazsa. Onları, Pendik'teki herkesi çok özledim. Doğumdan önce onları görmeye, güzel enerjilerini hissetmeye ihtiyacım var. Görüşürüz kızım cuma inşallah. Seni çok seviyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder