17 Temmuz 2019 Çarşamba

148. Paylaşımlarımdan hoşlan

Bebeğim, benim minicik meleğim... Bugün tam 2 buçuk yaşına bastın. Seni o kadar çok seviyorum ki sana sarılırken bazen tekrar karnıma sokasım geliyor. Çok sıkmaktan korkup bırakıveriyorum sonra. Öpmeye, koklamaya asla doyamıyorum. Kişiliğinin günden güne oluştuğunu fark etmek nasıl mucizevi bi bilsen... İpek gibi yumuşacık yönlerin de var, sert ve keskin köşelerin de.... Esprilerin, gözlemlerin, merakın, aklın... Keşfetmek öyle zevkli ki. Gün içinde beni çok zorladığın anlar da oluyor kimi zaman. İnat ediyorsun mesela öğlen uyumamak için, ağlıyorsun ya da hiç yoktan aksileşebiliyorsun. Çoğunlukla iyi idare etsem de bazen sabrımın taştığı olabiliyor. Sana azıcık sesim yükselebiliyor. Sonra bunun hiçbir işe yaramadığını fark edip pişman oluyorum. Önce kendime kızsam da sonra affediyorum. Çünkü insanım ve gerçekten çalışmayan anne olmak, bu birliktelik müthiş güzelliklerinin yanında zorluklarıyla da sarsıcı. Sen zaten öyle masumsun ki her çocuk gibi, bana hiç küsmüyorsun. Neyse zaten nadir yaşanan bir şey ama yine de kendime bu ani tepkilerimi daha da azaltmak için söz verdim. Bugün bir yazı okudum. Şöyle bir şeyden bahsediyordu: "Eğer o an sizi çok zorluyorsa çocuğunuz, 'şu an buna ihtiyacı var' diye tekrarlayın." Çok doğru geldi bu yaklaşım. Uygulayacağım.

Bu arada uygulayacağım bir başka karar da sosyal medyada bundan böyle daha az paylaşmak olacak seni. Çünkü artık büyüyorsun, bir birey olduğunu günden güne daha çok hissettiriyorsun. Senin hayatından herhangi bir bölümü fütursuzca göz önüne sermeye, annen olarak bile hakkım olmadığını düşünüyorum. Umarım bundan öncekiler için bana kızmazsın! Ayrıca o benim kişisel sosyal medya hesabım, bir anne-bebek hesabı değil. Bundan böyle daha az ve öz paylaşımlarım olacak sana dair. Öpüyorum ballardan ve kaymaktan.




11 Temmuz 2019 Perşembe

147. Yıllarca sürsün bu dilekleri okuman

Bebeğim neredeyse 1 ay olmuş. Hem fırsat bulamadım hem de bir kafamı toparlayamadım yazmak için. Belki böyle böyle yazıların arası açılacak sen büyüdükçe. Ne zamana kadar yazarım bilmiyorum, hiç düşünmedim. 1001 dileği bulunca mı (baban bunun sembolik bir sayı olduğunu düşünüyor, illa 1001 anlamında değil de çok anlamında yani), sen ilkokula başlayınca mı, artık buraları okuyunca mı, bana artık yazma diyince mi, ömrüm yetinceye kadar mı... Neyse şimdilik oluruna bırakalım. İçimden geldiğince ve zaman buldukça yazmaya devam... Dileğim bu dileklerin yıllarca sürmesi...

Şimdi tek fotoğraf ve tek cümleyle geçtiğimiz aydaki önemli gelişmeler.

1. Mithat ve Efsane'nin düğünü.

Gerçekten eğlenceli ve şık bir düğündü, mutluluklar!



2. Kız kıza Bodrum tatili

Bol bol muhabbet, bol bol deniz, bol bol yakınlık...

3. 1 hafta ikimiz Adyar.

Hem ikimiz başbaşa güzel vakit geçirdik
hem de ailelerle kucaklaştık.






15 Haziran 2019 Cumartesi

146. Arkadaşcanlısı ol

Milakuşum... Uzun zaman olmuş. Bu arada biz üçümüz bayram tatilini fırsat bilip 5 günlüğüne Bodrum'a kaçtık. Aslında bu yaz pek tatil planımız yok. Finansal olarak pek parlak günler geçirmiyoruz. Bazı keşkelerimiz mevcut ama o bu yazının konusu değil. Belki başka bir yazıda anlatırım ya da anlatmama fırsat kalmadan çözülür.



Bodrum'da olduğumuz sürece ve artık İstanbul'da da arkadaşlığa ve arkadaşlarına düşkünlüğün çok arttı. Çok önemsiyorsun onları, çok kolay arkadaşlık kuruyorsun ve sıcak, paylaşımcı bir ilişki yaşıyorsun. Bu o kadar hoşuma gidiyor ki... Umarım bu güzel özelliğin hayatın boyu seninle olur. Bu arada Mito'nun düğünü dün geceydi. Oradan da çok güzel fotoğraflar var ama şimdi ekleyemeyeceğim çünkü şu an anneannenlerdeyiz ve yarın kızkıza yine Bodrum yolcusuyuz. Ayrıntılar sonra. Öptüm yanaklardan.




24 Mayıs 2019 Cuma

145. Dalından bol bol meyve ye

Canım kuşum... Dün seninle Misbahçe'ye gittik. Pek çok meyve ve sebzeyi doğal, ilaçsız yetiştiren, temiz tarım yapılan bir yer. Biz de çilek tarlasına çilek toplamaya gittik. "Tarla" sözcüğü de böylece kelime dağarcığına yerleşti. Böyle yeni sözcükleri yaşayarak öğrenmen çok hoşuma gidiyor. 


Orada geçirdiğimiz bir buçuk saat boyunca
o kadar mutluydun ki...
Temiz hava, doğa ve taze yemişler insana,
özellikle çocuklara çok iyi geliyor.




















Dileğim, dalından koparıp meyve yediğin günlerin çok olması kuzum. Çünkü bu, insana tarifi zor bir mutluluk ve canlılık veriyor. Ve günümüzün GDO ve tarım ilacı dünyasında lüks sözcüğünü karşılıyor.

14 Mayıs 2019 Salı

144. Geniş aileyle daha çok bir arada ol

Kuşum... Evvelsi Anneler Günü'ydü. Bir anne olarak yaşadığım 3. Anneler Günü. Nicelerini kısmet eder inşallah Allahım, seninle ve annemle bir arada. Üstüne yazılmış tüm kitapları oku, birçok anneden deneyimlerini, hissettiklerini dinle, yine de yaşamadan anlaşılmayacak şeylerden biriymiş gerçekten. Bu sonsuz adanmışlığı, sınırsız şefkat ve sevgiyi nasıl bilebilir insan yaşamadan, bilemiyorum. 

Dün Anneler Günü yazılarından birinde 19 yaşında annesini kaybetmiş bir kadın, "40 yaşında olup hala 'anne' diye seslenebilenleri duyunca çok kıskanıyorum onları.' yazmış. ben 41 yaşındayım ve hala o sözcüğü kullanabiliyorum çok şükür. Başka bir 41 yaşındaki kadın da "Şu yaşımda hala anne olmayacağım aklıma gelir miydi?" yazmış. Geç oldum ama anne de oldum ben işte. Şükretmekten başka ne yapabilirim... Ve dua etmekten, tüm isteyenler için.




O gün ayrıca geniş aileyi iftara aldım. Anneanne, dede, babane, dede, teyze, hala, enişte... Hep beraberdik ve sen çok mutlu oldun. Dileğim daha çok seneler böyle bir araya gelebilmemiz tüm en sevdiklerimizle, sağlıkla, huzurla...










30 Nisan 2019 Salı

143. Cıvıldamayı bırakma

Bebeğim, bir tanecik meleğim... Bugün seninle Kindyroo'nun deneme dersine gittik. Öyle çok eğlendin ki sanırım seni yaz için yazdıracağız. Zaten haftada 1 gün ve 1 saat. Bakalım...  Ders boyunca ara sıra, bazen seni çok heyecanlandıran bir hediye paketini açarken ya da sevdiğin bir yemeğin piştiğini görünce kendine özgü küçük sevinç çığlıkları atmaya başladın bu sıralar... İçimde gerçek anlamda kelebekler uçuşturan bu cıvıldamalarını o kadar çok seviyorum ki, büyüsen, kocaman bir çocuk, güzel bir genç kız, tatlı bir kadın olsan da o coşkulu sesleri asla kaybetmemeni diliyorum.




17 Nisan 2019 Çarşamba

142. Senin için en uygun okula başla

Kuzucuğum, son yazım seçim günüydü ve tam 17 gün geçmiş hala İstanbul Belediye Başkanı'nın mazbatasını vermediler. Ama verecekler, eğer gerçekten adalet varsa verecekler... Bugünkü gizli dileğim bu olsun.

Gelelim asıl dileğe... Son birkaç haftadır okul bakıyorum sana. Eylül gibi başlatmayı düşünüyoruz çünkü seni, yarım gün de olsa. 3 yaşını doldurunca tam güne geçersin. Kalbimden geçen, sana, kişiliğine uygun olduğunu düşündüğüm bir okul var. Umarım ki o okulla başlarsın öğrenim hayatına... Yalnız şöyle sorunlar var ki yıllık ücreti biraz yüksek ve bu aralar finansal sorunlar yaşıyoruz. Üstelik taşınma durumumuz da olabilir. bilemiyorum, bu aralar durumlar karışık. Hatta belki de veremeyeceğiz seni bu sene okula. Sağlık olsun tabii ki ama senin müthiş potansiyelini değerlendirememe ve sosyal hayatını geliştirememe düşüncesi beni çok üzüyor, geceleri uykularımı kaçırıyor diyebilirim. Hatta sadece bu yüzden bile "keşke çalışıyor olsaydım" diye düşündüm ilk kez. Neyse, inşallah yoluna girer işler.