22 Ocak 2019 Salı

135. Seneye doğum gününde daha mutlu ol

Minik kızım 2 yaş doğum günü partin cumartesi günüydü. Teyzen, halan, Bihter, Esra ve Simber teyzen, Leyla, Pınar ve Demir, Burcu, Kaan abin ve Esra, Jamie ve Mira, Nihal ve Mavi geldiler. Hastalık ya da başka nedenlerle gelemeyenler oldu. Bu arada sen de biraz hastaydın hatta şu an daha da hastasın, öksürmeye başladın. :(

Bu yıl geçen yıla nazaran daha sade ve geleneksel bir doğum günü partisi yapmak vardı kafamda. Sanki benim çocukluğumdaki partiler gibi olsun istedim. Masanın yiyeceklerle donatıldığı, pastanın ev yapımı olduğu... Gerçekten de pastanı, kurabiyeleri ve Mickey hamburgerleri ben yaptım, sana en nostaljik ve klasik kahraman olan, üstelik çok sevdiğin Minnie Mouse kostümü giydirdim. Çocuklar için bir alan düzenleyip oyuncakları ve mutfağını oraya taşıdım. Duvarı kartonlarla kapladım ve Minnie boyama kitabından sayfalar yapıştırarak boyama kalemlerini özgürce boyamanız için bıraktım. Çocuk şarkıları çaldı, büyükler muhabbet etti, küçükler oynadı, baban geldi, mum üfledik hep beraber. Hediyeler açıldı. Gerçekten de hayalimde canlandırdığım gibi bir doğum günüydü. Sen de kendini özel hissettin, fark ettim. Çok mutluydun.

Ama geçen seneden asıl farkı neydi biliyor musun? Geçen sene acaba mumları üfledikten sonra kalabalık bizi alkışlarken korkup ağlar mısın diye endişelenmiştim. Bu sene ise mumları hep beraber üfledik ve sen kocaman gülümseyerek "bi daha" dedin. Ve yine yaktık mumları... Etrafta koşturup durdun, bıcır bıcır konuştun. Hatta bir ara "anne sana kızdım" bile dedin. Gerçi daha sonra da sarılarak "canım annem" de dedin. Sadece 1 senedeki gelişim inanılmaz gerçekten... Bakalım seneye bizi ne fantastik değişimler bekleyecek...

Dileğim seneye doğum gününde bu senedekinden bile mutlu olman... Seni çok seviyoruz.










17 Ocak 2019 Perşembe

134. Büyüdükçe büyüleyici olmaya devam et

Bugün 2! İpek bir ten, şeffaf bir ses,  zeytin gözler, billur bir zihin, nefis bir koku, naif bir kişilik ve pamuktan bir kalple geçen iki yıl... Mutluluktan sarhoş, yorgunluktan bitap, duayla dolu, her günü ayrı macera, her anı komik ve unutulmaz iki yıl... Büyüdükçe daha büyüleyici olan iki yıl. İyi ki biz bizeyiz her saniye ve şu kocaman dünyada, seninle ben minicik -aslında kocaman- bir dünya kurduk kendimize. İyi ki doğdun bebeğim, seni çok seviyorum. Minicik ellerle yüzümü sevdiğin, canım annem diye sarıldığın, ruhumu şimdiden anladığın, ruhunu şimdiden anladığım her an için şükürler olsun. Dilerim, sağlıklı, mutlu ve upuzun bir ömrün olsun. Allah isteyen herkese bir insanı büyütme hazzını ve bu sözcüklere sığmayan sevgiyi tattırsın. 


9 Ocak 2019 Çarşamba

133. Geçen yılki kadar sağlıklı ol

Kuzucum, yeni bir yıl geldi, hatta üstüne 9 gün geçti ve ben 2019'un ilk postunu anca yazıyorum. Yılbaşını gayet sessiz sedasız geçirdik. Gündüz teyzen ve Cem geldi, akşam da halan bizimleydi. Yeni yıldan dileğim sağlığımızın, mutluluğumuzun, huzurumuzun bozulmaması öncelikle...

Bu yılın senin için ilk dileği ise en az geçen seneki kadar sağlıklı olman... Çünkü hiç doktora gitmedik, ufak burun tıkanıklıkları dışında bir sıkıntı yaşamadık, ateşin 38'in üzerine hiç çıkmadı, o da 1 kez oldu zaten. Ama bu yıl memeden ayrılacaksın malum, acaba o durum bağışıklığını etkileyecek mi diye tedirginim... Sadece bu yüzden bahara kadar beklesem mi diyorum... Neyse bu konuda kafam çok karışık, başka yazı konusu bu.



Bu arada 2 gün az da olsa kar yağdı ve ilk kez kardanadam yaptın.




30 Aralık 2018 Pazar

132. Babanla oyunlar oyna

Mila'm... Dün hava soğuk ama güneşliydi ve attık kendimizi Maçka Parkı'na. Oh mis gibi hava... Seninle ve ağaçlarla saklambaç oynadım dün. O kadar güzeldi o kadar eğlenceliydi ki... Zaten sen büyüdükçe seninle oynamak daha eğlenceli bir hal alıyor. Büyüdükçe her şey daha büyüleyici oluyor. Benime oyunlar oynamaya devam et kızım. Ne kadar büyürsen büyü... Bu arada saklambaçı sana baban öğretti. İlk onunla oynamaya başladın evde. Beraber oynayın hep çünkü sizi izlemek öyle zevkli ki...


ı



18 Aralık 2018 Salı

131. Yeni yatağında güzel uyu

Bebişim senin uyku serüvenini anlatmak istiyorum bu postta. Doğumundan itibaren hem de... Hastaneden eve döndükten sonra 20 gün annanen de bizimle kaldı. Bu süreçte sen, ben ve o geceleri salonda uyuduk. İkimiz kanepelerde, sen, benim kanepemin yanında pufun üstündeki mavi, yokuşlu reflü yatağında. Gece gündüz, senin ikametgahın orasıydı. Zaten ilk iki ay gece-gündüz kavramın da yoktu. 2-3 saatte bir meme, uyku, bez değişimi, biraz etrafa bakma şeklindeydi.






Annem gittikten sonra gece senin odana taşındık. Her gece ben oradaki kanepede, sense yine yanımdaki pufun üstündeki reflü yatağında ya da pembe babynest'te yattın. 




4. ay civarı gündüzleri, salona kurduğumuz park yatakta yatmaya başladın. Geceleri yine odanda beraber yatıyorduk. Gündüzleri 3 kez uyuyordun.




5.5 aylık olunca kendi yatağına geçmenin vaktinin geldiğini düşündüm ve ilk kez geceleri yalnız yatmaya başladın beşiğinde. Neredeyse 7. aya kadar da bir uyku sorunu yaşamadın. Deliksiz uyuduğun bile oldu ama genelde 1 ya da iki kez uyanıyordun ve emince hemen tekrar dalıyordun. Zaten gece gündüz hep emerek uyudun, hala da öyle. Hiçbir zaman uyanıp dakikalarca ayık kalmadın, hala da öyle. Ne zaman 8. ay civarı dişler çıkmaya başladı, geceleri 10 kez bile uyandığın oldu. Atak dönemleri de aynı şekilde bol uyanmalı geçti. Sanırım 7. ayda gündüz uykuları 2'ye düştü. 12. ayda da 1'e... Bu arada park yatağı 15. ay civarı kaldırdık, gündüzleri de kendi odandaki beşikte uyumaya başladın. 





18. aya kadar böyle geçti. Ama temmuzda o beşik sana dar gelmeye başladı. Galiba çok derindi ve hava sıcaktı, bunalıyordun. Biz de parmaklıkları kaldırdık. 6 ay da böyle devam etti. Bu arada yatağından kalkıp bizim yatağımıza gelmeye başladın sabaha karşı. Her sabah olmasa da genellikle geliyordun. Daha küçükken de çok nadir aramızda yattığın oldu tabii. 22. ay civarı bu alışkanlığın doruk noktasına ulaştı. Artık neredeyse her gece uykuya bizim yatakta başlamak istiyordun. 





Ve geldik bugüne, 23. aya... Yatağın artık sana fiziksel olarak da dar gelmeye başladığından ve rahatsız olduğunu düşündüğümden hep istediğim Montessori yatağına kavuştun. Anneanneler karyolasını, babaneler de iç yatağını aldı doğum günü hediyesi olarak. Sağolsunlar. Çok sevdin yatağını ve çok rahatsın biliyorun, benim de içim rahat. Yine yanımıza gelmiyor musun, geliyorsun. Ama bunu da 1 ay sonra memeden ayrılınca aşacağımızı düşünüyorum. İşte Milakuş'un uyku hikayesi böyle. Dileğim yeni yatağında deliksiz, huzurlu uykularının olması kuzum.






9 Aralık 2018 Pazar

130. Zekanı güzel kullan

Milakuşum... Dün ilk kez insan yüzleri çizdin. Bu senin yaşın için erken bir zaman. Genellikle 2 yaşın sonlarına doğru beklenen bir şeymiş. Puzzle yapma becerisi ve konuşmada da ileri bir seviyedesin diyebilirim. Duygusal zeka ve empati kurma yeteneğin de gelişiyor. Bana yanlışlıkla elin çarptığında, acıdığını söylersem hemen sarılıp öpüyorsun, yüzünden üzüldüğünü anlayabiliyorum. Zaman zaman "annem babam" diye koşup sarılıyorsun bize.

Benim senin zekan, güzelliğin, yeteneklerin ya da başarın konusunda bir hırsım asla olmadı ve olmayacak. Benim senin iyi kalpli, zarif, merhametli, vicdanlı olman konusunda bir tutkum olabilir sadece. Güzellik göreceli ve seven gözlere ait, başarı çalışkanlık ve çokça şansa dayalı, zeka ise bambaşka bir olgu. Doğuştan geldiği kanıtlandı ama aynı zamanda geliştirilebilir olduğu da. Hiçbir konuda aşırılıklardan hoşlanmıyorum ben. Parlak bir zekan olsun isterim tabii hayatını kolaylaştırır. Seni mutlu ederse beni de mutlu eder, taşıdığın tüm özellikler, yaşadığın tüm güzellikler. Ama şunu bil ki seni şu an ve her zaman tam olduğun gibi seviyorum, seveceğim. Ne eksik ne fazla.

Zekanı güzel kullan, dilerim güzellikler için kullan.


Yaptığın resim buydu. Çerçeveletip asmayı düşünüyorum.
Resimdeki insanlar da soldan sağa: Volkan, Leyla, Esra

28 Kasım 2018 Çarşamba

129. Çocuk kitabımın sayfalarını çevir

Şu an yanımda çizgi film izliyorsun ben yazarken kuşum... Artık düzgün cümleler kurmaya başladın 3 sözcüklü, hatta 4 sözcüklü. Neredeyse söylediğimiz her şeyi tekrar edebiliyorsun, basit tüm sorularımıza cevap verebiliyorsun, o gün ya da daha önceki birgün yaşadıkların doğru sözcüklerle bazen de cümlelerle anlatabiliyorsun, yeni sözcüklere bile doğru ekleri getirebiliyorsun. Yani 22. ay itibariyle konuşmaya başladın diyebilirim. Buraya unutmamak için komik söylediğin birkaç sözcük yazacağım.

Lalaço: Salyangoz
Mekmek: Ekmek
Paye: Fare
Ünüz: Üzüm
Çocaman: Kocaman
Mahmi: Yağmur

Sözcükler ve cümleler demişken, uzun zamandır yapmak istediğim, hayalini kurduğum bir şeyi hayata geçiriyorum. Çocuk kitabı yazıyorum. Sen bana o kadar ilham veriyorsun ki, şimdi değilse ne zaman diye düşündüm. Sen uyuyunca yazıyorum. Şu an 6 kitaplık bir seriye başladım, senin doğum gününe kadar bitirmeyi hedefledim. Doğum gününden sonra yayınevlerine göndereceğim ve diğer kitaplara geçeceğim. Aklımda 3 kitap daha var. Ve en güzel sürprizi sona sakladım. Kitapların resimlerini teyzen çiziyor. İkimizden sana daha güzel bir hediye olabilir mi? 

Bugünkü dileğim biraz kendim için de diliyorum. İnşallah kitabım basılır ve ben o minik parmaklarınla sayfalarını çevirdiğini, resimlerine baktığını, ileride de okuduğunu görürüm.