23 Temmuz 2018 Pazartesi

117. İz bırak

Bebeğim, minicik meleğim. Sen büyüdükçe hayat daha eğlenceli oluyor. Ve tabii daha yorucu. Ama bin kez değer. O kadar çok yeni şey yapıyorsun ki her ay, her hafta. Mesela ilk kez scooter'a bindin. Deden almıştı sana, ilk kez dondurma yedin ve bayıldın. İlk kez hortumla bahçe suladın. 18 ayı bitirmenle birlikte artık neredeyse her şeyi anlıyor, tüm komutları yerine getiriyorsun. Şaka yapıyorsun, taklit yapıyorsun, dans ediyorsun. Birçok yeni kelime öğrendin. Ay'ı çok seviyorsun, "anne" "baba" diye hitap ediyorsun artık bize. Sağlıklısın, mutlusun. Daha ne isterim, ne isteriz... Çok şükür. 

Bugünkü dileğin konusu da iki ilkle ilgili. İlk kez evin bir mobilyasını boya kaleminle boyadın. Bu da klasiktir ya, her çocuk yapar sanki bunu. Mutfak çekmecelerini seçtin bunun için. İkinci bıraktığın iz de kendi bedeninde. Düştün ve dizlerin yara oldu, kabuk bağladı. Bu da bir klasiktir. Annen de öyle büyüdü, baban da... Sen de biraz daha büyüyünce o kabukları koparma isteği duyacaksın belki içten içe... Dizlerindekinin hemen geçmesini istiyorum tabii ama çekmecedeki o kadar hoşuma gitti ki silmedim bile. 



Dileğim, karşına çıkacak insanların kalbinde de güzel izler bırakman bebeğim.

13 Temmuz 2018 Cuma

116. Anlık gülüşlerin kıymetini bil

Kızım, Ören'den bugün döndük. Güzel geçti, hem dinlendim hem de aileyle hatta sülaleyle bolca vakit geçirdik seninle. Fotoğrafları aşağıda bulacaksın ama öncelikle bugünün konusu bir liste ile ilgili. Hayatımdaki en güzel zaman dilimlerini sıraladım:

En güzel yılım: Babanla geçirdiğim ilk yıl. Aşkın ilk yılı, gezme, tozma, heyecan.
En güzel mevsimim: Çocukluğumun yazları. Ailemle, sıcacık, dolu dolu, eğlenceli.
En güzel ayım: Teyzenle Floransa'da ayakkabı tasarımı eğitimi aldığımız ay.  Özgür ve lezzetli.
En güzel haftam: Seninle geçirdiğimiz ilk hafta: Aşırı ama aşırı mutlu, sarhoş gibi yorgun ve mutlu.
En güzel günüm: Babanla evlendiğimiz gün. Coşku, stres ve heyecan bir arada.
En güzel saatim: Seni ilk günler 1 saate yakın emziriyordum. O saatlerden biri.
En güzel dakikam: Kalp atışını duyduğum dakika. Neredeyse seninki kadar hızlı attı benimki de.
En güzel saniyem: Hamile olduğumu öğrendiğim saniye. Anlatamam...
En güzel anım: Baban, sen ve benim aynı anda güldüğümüz tüm anlar. Bu aralar çok olmaya başladı. Komik bir şey oluyor ve üçümüz aynı anda kopuyoruz. Senin komikliği anlamana mı bayılsam aynı anda gülmenin güzelliğine mi şükretsem... Bu anlar çok olsun ve kıymetini bilelim kuşum. Hep şükredelim.













4 Temmuz 2018 Çarşamba

115. Spontaneye güven

Milakuşum, biz ani bir kararla tatile kaçtık. Ölüdeniz ve Kaş'a gittik. Aslında başka bir plan yapmıştık ama ben ehliyetimi unuttuğum için onu gerçekleştiremedik ve her şey spontane gelişti. Böylesi çok daha güzel oldu. Ölüdeniz'de bir karavanda kaldık, denize girmeyi sevdin ve ilk kez lunaparka gittin, paraşütleri gördün. Kaş ise benim için çok özel bir yerdir, 5 senedir gitmemiştim ve senin de görmeni çok istiyordum. Üçümüzün orada olması inanılmaz değerliydi. O yüzden bugünkü dileğim şudur ki, yaptığın plan bozulursa ve gerçekleşme ihtimali yok olursa üzülme. Belki de seni çok daha güzel anlar yaşayacağın bir gelecek bekliyordur. Hemen yeni bir rota çiz ve çok düşünmeden harekete geç. Bu arada yarın da Ören'e gidiyoruz dedenlerle. Şimdi hazırlık yapmam gerekiyor. Muckkkkkk.











24 Haziran 2018 Pazar

114. Soruların bitmesin

Mila, bugün çok önemli bir seçim var. Türkiye'nin kaderini, hepimizin hayatını, siz çocukların geleceğini etkileyecek çok önemli bir soru yanıt bulacak. İnşallah ama inşallah kalbimizdeki olur. Gerçekten heyecanlıyım.

Bugünkü dileğimin konusu da senin soruların. Her şeyi ama her şeyi soruyorsun bize kızım. Her şeyin ne olduğunu öğrenmek istiyorsun. Bu? demiyorsun ama Iı? diye soruyorsun. Önemi yok nasıl sorduğunun. Hep sor kuşum. Çocukluktaki bu müthiş öğrenme iştahın daim olsun. Seni seviyorum. Sorularını asla cevapsız bırakmayacağım.






17 Haziran 2018 Pazar

113. O bahçeyi unutma

Bebeğim... Bugün Ramazan Bayramı'nın 3. günü, aynı zamanda Babalar Günü. Sen uyuyorsun şu an ama az sonra uyanırsın. Mangal yapacağız birazdan. Sabahtan çok şiddetli yağmur yağdı ama şimdi kurudu yerler. Bugünkü yazı konusu ne bayram ne de babalar günü ama. Geçen hafta evde ilaçlama olacaktı o yüzden seninle Pendik'te kaldık 2 gün. Annanemin evinin bahçesiyle de bu vesileyle tanışmış oldun sen işte. Deniz abinle  orada bol bol koşturdunuz, eğlendiniz.




Teyzelerin, dayıların ve annen hep bu bahçede büyüdü kuşum. O yüzden çok kıymetlidir her metrekaresi. Değerini bil, koru ve tadını çıkar isterim.

Babanla ve dedenle bir fotoğrafınızı koymadan da bitmesin bu babalar günü.




12 Haziran 2018 Salı

112. Yaz aşkı yaşa

Kuzucum, gittik geldik, tatilimiz güzel ve sorunsuz geçti. Sadece ilk gece çok fazla uyandın ve huzursuzdun ama sanırım yerini yadırgadığın içindi o. Bir de yaşadığın adrenalinden... Hem denize hem de havuza girdin mesela, yine ağlayarak ve istemeye istemeye de olsa. Sonlara doğru alışır gibi oldun çıkmak pek istemedin gerçi ama yine de denizden de havuzdan da hoşlandığın söylenemez. Ama asıl heyecanın bence yeni arkadaşlıkların nedeniyleydi. Kayra, Roni, Vrek, Oriello şu an hatırladığım isimler sadece. Nerede bir çocuk görsen yanına koştun. Siz çocuklar, biz yetişkinlerin algılayamayacağı şekilde birbirinizle anlaşıp bir ilişki kuruyorsunuz bence. Birbirinizin dilinden anlıyor, hemen bir oyun kuruyorsunuz. Bu aslında çok büyüleyici bir şey... 

Sanırım arkadaşların arasında seni en çok etkileyen ve en iyi anlaştığın Kayra'ydı. İlk yaz aşkını yaşadın diye bir şaka yapabiliriz. Yemek öncesi flörtler, yemek yerken masadan masaya bakışmalar, gülüşmeler ve yemek sonrası dans. Daha ne olsun işte! Blogumun sıkı takipçisi Füsun teyzenin de önerisiyle, bugünkü dilek yaz aşkı ile ilgili olsun madem. Dileğim çok kısa ve net. Yaz aşkı yaşaman sadece... Evet kısa, evet kalp kırıcı ve evet sonu yok. Ama aynı zamanda o kadar heyecan verici ve karşı konulmaz ki... Belki de biteceğini (muhtemelen) bildiğimiz için, yaşanılan her an çok daha kıymetli olduğu içindir bu çekim. Ne olursa olsun, bir yaz aşkı hikayen olsun kalbinde.


Bu arada hiç bu kadar yorulduğum bir tatil hatırlamıyorum. Gece çıkmadığım ve içki içmediğim halde üstelik! Çünkü sürekli peşindeydik. Baban da ben de... Akşamları da tavuk gibi 9:30'da odaya çıkıp seni uyuttuktan sonra balkonda eski gece kuşu tatillerimizi anarak şu halimize inanamadık. Ama yine de çok eğlenceli seninle her şey... Hem tatil, hem de hayat kuşum.


1 Haziran 2018 Cuma

111. Uyku düzenini koru

Milam, yarın tatile gidiyoruz. Side'de 4 gece kalacağız. Heyecanlıyım, çünkü yürümeye başladıktan sonraki ilk tatilimiz olacak bu. Eminim çok daha yorucu ama çok daha da eğlenceli geçecek. Kova kürek bile aldık sana. 

Tam 1 ay önce, 1 Mayıs'ta uyku eğitimin ile ilgili harekete geçmeye karar verdim ben. Birebir uygulamadım hiçbir metodu. Kendi kafama göre bir yön çizdim. Amacım kendi kendine uyumayı öğrenmendi. Öncesinde emzirmeye de vardım. Ve şu an geldiğimiz nokta muhteşem. Sabah 7-8 arası uyanıyorsun. Öğlen 12:30 gibi parktan gelir gelmez emziriyorum seni ve memede uyumadan yatağına yatırıyorum. Beyaz gürültüyü açıyorum. Gerekirse, "herkes uyudu, baba uyudu, kedi uyudu, havhav uyudu" diyorum. Bazen buna bile gerek kalmadan sen tavşanına sarılıp uyuyorsun. Tam 3 saat! Akşam ise 9'da banyo sonrası yine meme ve dalmadan yatak. Sorunsuzca uykuya geçiş. Gece 1 ya da 2 kez uyanma. Ne diyim, bundan iyisi Şam'da kayısı. 

Ama şimdi tatil, bambaşka bir mekan, bambaşka yatak, ses, hareket! Neler olacağını tahmin edemiyorum. Korkum orada sorun çıkmasından çok dönüşte bir daha asla bu düzeni yakalayamama ihtimali... Neyse bakalım gidicez, dönücez, görücez. Veni, vidi, vici baby! Hadi bize iyi tatiller.