Milakuşum, yavrupuşum...
Şu an seninle İstanbul'dayız anne-kız. Seçimden bir gece önce dönücez Bodrum'a. Evet seçim zamanı geldi çattı. Ertesi günü ayrıca bir post gireceğim ama dileğim belli. Kılıçdaroğlu kazansın, onlar yargılansın. O günleri görelim. Çocukların geleceğinin aydınlandığını bilelim. Bu ülkenin daha fazla hırpalanmaya gücü kalmadı.
Gelelim bu dileğin açıklamasına... 2006 yılında açtığım Instagram hesabım bir neden gösterilmeksizin kapatıldı. Yıllardır biriktirdiğim fotoğraflarım, videolarım, unutulmasın isteğim anılarım, seninle ilgili paylaştığım dönüm noktaları bir anda silindi. Büyük bir haksızlık ve vahşice kesinlikle... Elbette tüm o fotoğraflar, videolar ve anılar benimle hala. Hard disc'lerde güvenle (öyle mi acaba) saklanıyorlar. Anılar ise kalbimin ve hafızamın bir köşesinde tutabildiğim kadar varlar. Ama oradaki günce, kronolojik tutanak yok artık. (Facebook'ta sen üç yaşına kadar paylaştığım her şey var ama) Elbette üzücü oldu bu benim için ama aynı zamanda da uyandıran da bir tarafı vardı. Fazla anlam yüklememek gerektiği ile ilgili bu mecralara. Yeni bir hesap açtım, taze bir başlangıç oldu. Senin, bizim önemli anılarımızı paylaşırım, geçmişten de hatırlatma yaparım tabii ara ara ama artık eskisi gibi bir değere sahip değil benim için Instagram. Senin zamanında hala olacak mı bilmiyorum. Dileğim bu mecralara anlattığım tavırla yaklaşman...
İyi ki burası var, burası asıl hazine bizim için... İleride okumak ve hatırlamak ikimiz için de muhteşem olacak. Yeniden blog'a ağırlık vermeye karar verdim. Tabii burası da ne derece güvenli, mechul!
| Yeni ve muhtemelen son dövmem. Senin çizimin. |
| Seramik kursunda yaptıklarımız... |