1 Ocak 2020 gecesi yazıyorum bunu sana. Yeni bir yıla girdik işte. İnanılır gibi değil 2020 olması, çünkü 2000'e girdiğimiz yılbaşı o kadar yakın bir geçmiş gibi geliyor ki... Oysa 20 sene geçmiş üstünden, o gün doğan çocuk, şimdi üniversiteye gidiyor. Bilmiyorum, zaman çok acayip, hileli, kafa karıştırıcı bir kavram. O yıl gencecik bir kızmışım, ama içten içe aynı hissediyorum kendimi.
Dün önce sabah Kadıköy'de teyzenle kahvaltı yaptık ve bir şekerciden sana baston şeker aldık. Sanki gelenekselleştirebiliriz bunu. Her yılbaşı sabahı aynı şey. Yılbaşı akşamlarımız zaten gelenekselleşti gibi bir şey. Halan geliyor ve yemek yiyoruz evde. Hatta 3 senedir halan bizi aynı kanepede, aynı pozda fotoğraflıyor.
Böyle rutinleri seviyorum. Sanırım zamanın akışını daha iyi anlamamı sağladığı için... Duygusal bir tatmin, rahatlama ve güven duygusu verdiği için belki de. Yılbaşından önceki cumartesi de anneannenlerde yemekteydik. Teyzenler, ve Esra teyzenler de geldi. Annem hindi ve iç pilav yapmıştı. Bu da tekrarlanabilir her sene. Bir yılbaşı öncesi yemeği olarak. Bu sabah da babanenlere kahvaltıya gittik. Yine geleneksel olmaya uygun bir aktivite gibi geldi. Yılbaşı sonrası kahvaltısı. Bence böyle gelenekselleştirebileceğin durumlar bulmak ve ona sadık kalmak sana da iyi gelebilir. Yılın ilk dileği bu olsun. Seni seviyorum. Her yıl ve her gün daha fazla...
