şakalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şakalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Eylül 2017 Pazar

77. Şakadan anla

Kuşum... Bugünkü dileğimin başlığı aslında çift anlamlı. Yani hem iyi, kaliteli espriyi ayırt et hem de birisi sana şaka yaptığında, takıldığında bozulma, alttan almayı bil. İlki zekanın yanında kültürel birikim de gerektiriyor, ikincisinin içinde özgüven de var. Benim hayatta en çok güldüğüm kişi ünlülerden Cem Yılmaz, ünlü olmayanlardansa Mithat dayındır. Babana da bazen aşırı gülerim. Acaba seninkiler kim olacak... Cem Yılmaz sen büyüdüğünde 60'ına merdiven dayamış olacak, üstelik aranızda kuşak farkı da var. Bilemiyorum... Yaşlandıkça komikliklerini yitirir mi insanlar? Ciddileşirler mi? Belki... 

Doktorun bize her muayenede o aya ait gelişimini, yapabileceklerini anlatan bir yazı veriyor. Bu aykinde şaka yapıldığını anlayacağın ve o şakaya karşılık vereceğin yazıyordu. Gerçekten de öyle oldu. Üç tane şakalı oyunumuz oldu seninle.

1. Emmeye ara verme oyunu: Emzirirken bazen dalıyorum odada bir yere doğru, bir şeyler düşünüyorken sen bir anda memeden ayrılıyorsun. Neden ayrıldın diye bakıyorum ki muzip bir ifadeyle bana bakıyorsun. Ve sana baktığım anda sesli gülüp emmeye devam ediyorsun. Sonra ben bilerek bir yere dalmış gibi yapıyorum, sen yine memeden ayrılıp sana bakmamı bekliyorsun ve ben ani bir hareketle bakıyorum sana, sen yine gülüp emmeye devam ediyorsun. Bu böyle devam ediyor işte.



2. Mama sandalyesinden eğilip bakmaca oyunu: Sen mama sandalyesindeyken ve ben yerdekileri toplarken yukarıdan beni izliyorsun ben kafamı kaldırdığım ve seninle göz göze geldiğim anda kahkahalarla gülüyorsun. Senin kahkahan şu hayatta duyduğum en güzel kahkaha hatta en güzel ses diyebilirim genel olarak! O yüzden bu oyunu da peş peşe oynuyoruz.



3. Saçlara dalmaca oyunu: Bu oyunu açıklamaya gerek yok herhalde! Kafa göz dalıyorsun bana, ben de şansım varsa başımı göbeğinin üstünde hareket ettirip seni gıdıklayarak intikamımı alıyorum.