11 Mayıs 2017 Perşembe

63. Çok uzaklaşma

Kuzum, alışılmadık bir saatte yazıyorum bu sefer. Gece 23:11, sen yukarıda uyuyorsun, baban yanımda maç izliyor. Bugün artık salonda gündüzleri takıldığın mavi yatağını bırakıp, park yatağa terfi ettin. Bu senin için büyük bir adım, artık gerçek bir yatakta yatıyorsun diyebiliriz. Üstelik içini doldurdun, hiç de kaybolup gitmedin yatağında. Artık ciddi anlamda dönme çabaların başladığı için zamanı gelmişti bu değişikliğin.




İnsanoğlu ne garip... Anneyle tek vücutsun önceleri. Sonra doğuyorsun ve aslında hala tek vücut şeklinde yaşıyorsun birkaç ay. Sonraları kendi bedenini fark ediyorsun. Ellerini keşfediyorsun, ayaklarınla tanışıyorsun. Sonra dönmeye, oturmaya, emeklemeye ve yürümeye başlıyorsun. Okulla birlikte bağımsızlık yolunda büyük bir adım atıyorsun. Gitgide anneden bir uzaklaşma aslında bu. Fiziksel olarak tabii ki sadece. (Neyse ki...) Yine de sen benden çok uzaklaşma isterim. Yani okul için de uzağa gitmesen, evlilik ya da iş için de keşke. Bakalım...




Bu arada artık her gün yürüyoruz seninle. Müthiş güzel havalar genelde bu ara. Güzelim parkların, gizli ara sokakların, çeşit çeşit villaların, cıvıl cıvıl kuşların, gül kokularının arasında yürümek öyle nefis ki anlatamam. Seni o kadar çok seviyorum ki anlatamam...

Not: Buraya geçen haftaki Murat dayının nişanına gitmeden önce takside çekilmiş bir foto bırakayım. Malum o gece, doğduğundan beri toplam ağladığından daha çok ağladığın için tarihe geçti! Oysa ne fotoğraf planlarım vardı kafamda, yalan oldu. Olsun, sağlık olsun Miloşum.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder