1 Şubat 2025 Cumartesi

248. Kocaman bir ailen olsun

Canım benim, 8 yaşında oldun iki hafta önce. Önce Bodrum'da minik bir kutlama, sonra İstanbul'da kocaman bir kutlama...







Bu arada şu an İstanbul'daki sondan 3. günümüz. Neredeyse üç haftalık tatilin sonuna geldik. Gezdik, eğlendik ama sen farkında olmasan da yetişkinlerin dünyasında kalpler buruk. Nedenini Kartalkaya Yangın diye araştırırsan bulursun ileride. Bu ülkede yaşamak pahalı, hayatlar ucuz Milam. Bu artık öyle umutsuz ve karamsar hissetmemize neden oluyor ki geleceğiniz için... Neyse bu konuda daha fazla yazmak istemiyorum. Seni çok seviyorum ve iyi ki doğdun hayatımıza diyorum. İyi ki iyi ki...

Dileğime gelince... Bahsetmemiş olabilirim ama son bir senede geniş ailemiz iyice genişledi. Önce Ayşegül'ün kardeşi doğdu. Yasemin.



Sonra Nil doğdu. Murat ve Tuğçe'nin yavrusu. Ve hemen ardından Alp. Ferhat ve Burcu'nun oğlu.



Aramıza son katılan ise Mito dayın ile Efsuş'un kızı Âlâ Süreyya.



Aile çok güzel, geniş aile daha da güzel. Kıymetini bil ve koru kuşum.







 








 

4 Ocak 2025 Cumartesi

247. Influenzayı atlat

 Meleğim...

Yeni bir yıl geldi işte, 2025'teyiz. Yılbaşı gecesi güzel geçtiyse de 2025 çok iyi başlamadı bizde. İlk kez influenza oldun 2 Ocak'ta. Çok ağır geçirmesen de yıpratıcı bir hastalık bu. 5 gün raporlusun, yarın ve öbür gün de dinlendikten sonra umarım Salı sağlıkla başlayabileceksin okula. Haftaya cuma dans gösterin var ve sonraki çarşamba yani 15 Ocak'ta İstanbul'a gidiyoruz sömestir için. Bu yıl doğum günün İstanbul'da olacak. Bir sonraki yazım o gün olur herhalde.


31 Aralık 2024



Sana bu yazıda Bodrum'un bana kazandırdığı güzel bir dostluktan bahsedeceğim, kendisinin oğluyla da sen arkadaşsın ki bu müthiş bir şey. Kerem ile Aslı'dan söz ediyorum! Onlarla geçen seneki İngilizce derslerinde tanıştık ve zaman ilerledikçe aramızda kopmaz bir bağ oluştu. Bu blogda onlar da olmalıydı diye düşündüm. Elif, ben ve Aslı birbirimizin yoldaşıyız, bu özellikle göç edenlerde öyle önemli ki... Bodrum'da yaşamak, dayanışma demek çünkü. Bunu tüm yüreğimle söyleyebilirim ki onlar olmasaydı benim için burada hayat çok zor olurdu. Sen de kankan Derya'dan sonra ikinci en iyi arkadaşını yine oğlanlardan seçtin! Gerçi Şimal de var ama Kerem'in yeri ayrı. İyi ki varlar. 






Yeni ne var hah! Kristy isminde bir öğretmenden cuma günleri sen, Kerem, Derya ve Şimal İngilizce dersi almaya başladınız okul sonrası. Ancak o dersten önce iki saatlik bir boş zamanımız oluyor. Her hafta birimizin evinde toplanıyoruz ve ben o arada sizinle Cem'in bana verdiği "Çocuklarla Sanat ve Felsefe" kitabı eşliğinde küçük, amatör bir atölye düzenliyorum. Buna dördünüz de bayıldınız, ben de çok zevk aldığımı fark ettim. 



Biraz araştırınca P4C denilen çocuklar için felsefe adlı oluşumun çocuklara çok faydalı ve geleceği parlak bir alan olduğunu öğrendim. Kolaylaştırıcı denilen uzmanlığı edinmek, bu konuda yetkin ve donanımlı olmak için pek çok online eğitim var. Yeni yıl hedeflerimden biri o eğitimlerden birini almak ve kimbilir belki de profesyonel atölyeler düzenlemek. Hiçbir şey olmasa bile çocuk kitabı yazım sürecimde bana faydası olacağı kesin. Bakalım zaman ne gösterecek... Yeri gelmişken yeni bir çocuk kitabına başladım, yazmak beni çok heyecanlandırıyor. Şimdilik sadece ismini fısıldayabilirim kulağına: Sen Olsan?

Çabuk iyileş kuzum. Seni seviyorum.


40 sene arayla sen ve ben aynı elbiseyle.






18 Eylül 2024 Çarşamba

246. Rüstem dedeni hatırla

 Bir tanem, bütün yaz yazmamış olmama inanamıyorum buraya. Bu üç ayda neler mi oldu?


1. sınıftan mezun oldun.



Ören'e gittik.



Leyla ile gece havuzu yaptınız.



Teyzeler 10 gün bizde kaldılar.



İstanbul'a gittik, Dolmabahçe Sarayı'nı gezdik.



Leyla ile kulaklarınızı deldirdiniz.



Yine Ören'e gittik.



Hala ve babane Bodrum'a geldi.



İlk kez yurt dışına çıktın, Yunanistan'a gittik.











Gemiden inip Çeşme'de Bihterlere uğradık.



Tekrar Ören'e gittik.




Sana tablet aldık!




Ve yeniden okul başladı.

Satır başları böyle kuzum. Üzücü gelişmeyi sonda vereyim istedim. 5 Haziran 2024'te Rüstem dedeni, babanın babasını kaybettik. Onu sakın unutma.






2 Haziran 2024 Pazar

245. Üniversiteye kadar uzun ayrılıklarımız olmasın

Minik memim,



Mayıs geldi geçti, Anneler Günü de geçiverdi ama ben ancak yazabiliyorum buraya. Bu sekizinci özel günümüzde dışarıda kahvaltı yaptık ve bol bol sarıldık. Seni çok seviyorum, beni bu eşsiz hisle tanıştırdığın için teşekkür ediyorum meleğim.






Ben buraya yazdım mı hatırlamıyorum ama geçen Ağustos ayından beri çalışıyorum aslında. Eski reklam ajansından bir arkadaşımın bulduğu işte, dışarıdan metin yazıyorum gerektikçe. İyi ki küçümsemeyip kabul etmişim teklifini. Şimdi bizim için hatrı sayılır bir gelir kaynağı oldu bu. O nedenle de yoğun olabiliyorum bazen. Mesela bu kış hiçbir kitap yazamadan geçti. Gerçi Fuat dayımın yazdığı, ailenin Yugoslavya'dan Türkiye'ye göçünü anlattığı hikayesini derleyip toparladım ve baskıya hazır hale getirdim. Ailemiz için önemli bir kaynak olacak bu. Her evde olmasını isterim, sen de zamanı gelince okursun. Önümüzdeki perşembe tek başıma İstanbul'a gideceğim. Sen burada babanla kalacaksın. İlk kez bu kadar uzun zaman (5 gece) ayrı olacağız. Mesko dayının dördüncü yıl dönümü nedeniyle gidiyorum. Salıya kadar kalma sebebim ise o gün senin Sırbistan pasaportunu alacak olmam. Bu da bizim aslında ileride yurt dışına daha kolay çıkmamızı sağlayacak önemli bir belge. Senin geleceğin için de çok değerli. Umarım günler sorunsuz geçer. Zaten planımıza göre bir gece Şimal'de, iki gece de Derya'da kalacaksın. Ben döndükten üç gün sonra da karne alacaksın ve bayram için Ören'e gideceğiz. Şimdi havuzdan yüzme seslerin geliyor kuşum, bir bakayım napıyorsun...








30 Nisan 2024 Salı

244. İlkokul birinci sınıf gösterilerini hatırla

Melekkom, ilkokula başlaman daha dün gübi ama birinci sınıf bitti bitiyor işte. Geçen hafta dolu dolu geçti. Önce 23 Nisan kutlaması, ardından da okuma bayramı. 23 Nisan salı günü okulun bahçesinde toplandık ve önce tüm sınıflar köyde bir tur attınız. Benim de birinci sınıfta sınıfça Pendik'te yaptığımız yürüyüşten fotoğraflarım var. Hatta annemin benim doğumumdan itibaren fotoğraflar yerleştirdiği albümüm bayramdaki yürüyüşle bitiyordu. Senin dijital binlerce fotoğrafın var ama basılı fotoğraflarından yapacağım albüm için bu zamanı beklemiştim ben de. Aynı benimki gibi nostaljik bir albüm satın alıp onu seçeceğim özel fotoğraflarla dolduracağım. Son sayfada da bu yılki bayram olacak. 






Yürüyüşten sonra tören başladı. Sen arkadaşın Ege ile şiir okuyup, sınıfın bir kısmıyla jimnastik gösterisi yapacaktın. Şiir için biraz heyecanlıydın ama güzelce okuyup yerine geçtiğinde benimle göz göze gelip "başardım anne" dermişçesine gülümsemen unutamayacağım bir an oldu. Jimnastikte de grubun lideri gibiydin ve çok başarılıydın. 




Cuma günü ise sınıfça hazırlandığınız Okuma Bayramı'nız vardı. Öyle güzel geçti ki o da... Hepiniz çiçek gibiydiniz. Orada da öğretmenin için birlikte yazdığımız şiiri okudun ve tek başına sahneye çıkıp geçen Ocak ayında Sunu Jimnastik Okulu'nda grup olarak gerçekleştirdiğiniz gösteriyi yaptın. Üstelik sonuna kurdele performansı da ekleyerek. Kusursuzdu, öyle güzeldin ki... Seninle gurur duydum, cesaretin ve özgüvenin için. Biliyorum ki sen de kendinle ilgili benzer hisler duydun. İşte bu sayıdaki dileğim o hisleri hep hatırlaman olacak. Seni çok seviyorum.















14 Mart 2024 Perşembe

243. Pişi'yi unutma

Bir dönemin sonu Milakuş. Maalesef sevgili Pişimizi geçen ay kaybettik. Tedavisi mümkün olmayan ciddi bir hastalığa yakalandı. Aşısının tarihi biraz geçmişti ama anlaşılan o ki aşının bile tam olarak koruyamadığı bir virüs bu. Çok üzüldüm, hepimiz çok üzüldük. Onu böyle aniden kaybetmek, sana bunu açıklamak çok zordu. Onunla olan her anımız çok güzeldi. İyi ki ailemize katıldı, bize Bodrum'a alışırken destek oldu. İki buçuk yılda beraber büyüdünüz ikiniz, çok iyi arkadaş oldunuz. Minnetarım sana Pişi, iyi ki vardın. Sen de onu hep hatırla bebeğim.